Adana’ya Sürülen Bakkal

Karaman 1940’lı yılların başları… Mâzîden tevârüs eden sıkıntılar, dünyada tesirini gösteren iktisâdî buhran, seferberlik ve tek parti döneminin otoriter anlayışı… Fevkalâde hallerde[1] Devletin bünyesini iktisad ve millî müdâfaa bakımından takviye maksadı ile İcrâ Vekilleri Heyetine, Millî Korunma Kanununda[2] gösterilen şekil ve şartlar dairesinde vazife ve salâhiyetler verilir. Yani fevkalâde hale, fevkalâde bir kanun… Neşir tarihi olan 26 Kanûnusânî/Ocak 1940 tarihinden itibaren fırsatçıların[3] kâbusu olacaktır bu kanun. Kanun mal darlığını, stokçuluğu, tekeli ve fiyat zammını da yasaklamıştır. Karaman Zâbıtası bu hususta fırsatçılara göz açtırmamıştır.[4] Bakkal Hüseyin E.’nin[5], narhtan[6] fazlaya sâdeyağı sattığı anlaşılınca Millî Korunma Kanununa muhalefetten mahkemeye verildi. Karaman Asliye Ceza Mahkemesi de Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanununa[7] tevfikan ve mevkufen (tutuklu olarak) yapılan muhakemesi sonunda 4 Temmuz 1941 tarih ve 146 sayılı kararında hük­münü açıkladı: “Suçlu Hüseyin E.’den 500 lira ağır para cezası alınmasına ve 2 sene müddetle muvakkaten Adana’ya sürülmesine… Bu hüküm Temyiz Mahkemesince tasdik edilerek, kesbi kat’iyet eylediği 15 Ağustos 1941 tarihinde ilân olundu.[8] Kilosu 70 kuruşa bulunan sabunu 80 kuruşa satmak suretiyle harekette bulunan Ahiosman mahallesinden Mustafa E., 25 lira ağır para cezasına mahkûm edildi. 7 gün müddetle mağazası kapatıldı ve suçun mevzûu olan sabunları müsâdere edildi.[9] Sakabaşı mahallesinden Osman Y.’in, kilosu 80 kuruşa bulunan kirli yünü, 130 kuruşa sattığı tahakkuk…