Sudurağı (Sıdırva)

Karaman merkeze bağlı belde.

37° 17′ 13,9014” kuzey ve 33° 22′ 10,5882” doğu koordinatlarında yer alan belde, Karaman’a 17,6 km uzaklıktadır.

Beldenin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 1.017 m’dir.

Karaman’ın kuzeydoğusunda yer alan belde; Ekinözü (Aşıran), Salur, Alaçatı (Canasan), Yeşildere (İbrala), Ayrancı Dokuzyol (Orzala), Ayrancı Hüyükburun ve Ayrancı Karaağaç köyleriyle komşudur.

Beldeye 8 km’den daha yakın 6 köy bulunmaktadır. Ekinözü (Aşıran) 3,64 km, Salur 4,42 km, Alaçatı (Canasan) 4,78 km, Ağılönü (Selerek) 5,71 km, Sazlıyaka (Güdümen) 6,6 km ve Kızık 7,22 km’dir.

Beldenin “Yaylalar” adında bir bağlısı bulunmaktadır.

Beldenin kuzeybatı kısmından Karadağ yer almaktadır. Belde arazilerinin topoğrafyası doğudan batıya doğru hafif meyillidir.

Karadağ volkanik kütlesinin kesintiye uğrattığı Konya-Ereğli ovaları ile Torosların arasındaki verimli topraklar üzerinde bulunan Karaman Ovası’nın doğu-batı yönünde uzanan, doğuya doğru hafif meyiller ile açılan bölümünde sazlıklar ve bataklıklar oluşmuştur. Belde, İbrala Deresi’nin oluşturduğu bu sazlık alanın ortasında kalan nispeten hafif yükselti alanında Büyük Gönü Höyüğü’nün 2 km kuzeyinde kurulmuştur.

Literatürde beldenin isminin; Sidrova/ Sıdrova, Sidirova/ Sıdırova, Sidivre, Sidirvar, Sıdırgı ve Sıdırva şekillerinde değişik telâffuzlarına rastlanmaktadır.

Beldenin ismi ile ilgili diğer bir iddia ise Bizans döneminden kalma bir isim olduğudur. Bizans tarihçileri; Klause BELKE, Marcell RESTLE (Galatien und Lykaonien, Tabula Imperii Byzantini, Viyana 1984, v. 172-173, s. 157) ve Semavi EYİCE (Binbirkilise/ Karadağ, İstanbul 2014, s. 25), “Sidrova” adının Harun Reşid idaresindeki Arap ordusu tarafından H. 190/ M. 806’da tahrip edilen “Sideropalos”un burada aranması için bir sebep oluşturabileceğini belirtmektedirler.

Sidrova’nın  antik çağda önemli bir merkez olduğuna dair yazılı bir delil ve herhangi bir esere rastlanmamaktadır. Buna karşılık Derbe’nin yeri için önerilen Dervi ve mevcut bilgiler ışığında lokalizesi yapılan “Kerti Höyük”, bu kasaba yakınlarında yer almaktadır.

H. 739/ M. 1339 yılında Ermenek’te Karamanoğulları’ndan Bedreddin Mahmûd Beğ’in oğlu Emîr Mûsâ Beğ (Mûsâ Paşa) tarafından yaptırılan Tol Medresesi Vâkfı’nın gelir kaynakları arasında Sıdırva çiftliği de bulunuyordu (İstanbul Başbakanlık Arşivi 1 numarada kayıtlı Kanuni Devri İlyazıcı Defteri, s. 44).

XVI. asrın sonlarına doğru Tımar Ruznamçe Defteri’ne göre Karye-i Kerti; Karaman eyâleti, Konya sancağının, Lârende nâhiyesine tâbi’ idi.

H. 22 Muharremü’l-harâm 984/ M. 21 Nisan 1576 tarihinde Karye-i Kerti’nin hâsılı 3.700 akçe olup, tımarı Kubad-oğlu Velîd’in elindedir (RD., nr. 48, s. 7/2).

H. 11 Rebi‘u’l-evvel 984/ M. 8 Haziran 1576 tarihinde Karye-i Kerti’nin hâsılı 3.700 akçe olup, tımarı Abdullâh-oğlu Hüseyin’in elindedir (RD., nr. 48, s. 26/1).

Sudurağı ve Ekinözü (Aşıran) sınırlarının keşiştiği Devri mevkiinde 1958 yılında bulunan yazıt (0.65 X 0.85 m boyutlarında 0.10 m kalınlığında gök mermerden yapılmış, beş çizgili daire içinde altı satırlı) Derbe adlı bir şehrin varlığına şüphe bırakmamaktadır.  Karaman Müzesi’nin bahçesinde sergilenen (envanter nr., A.1) kitâbede; “Burada Tanrı’nın sevgili kulu Derbe Piskoposu Michael yatmaktadır. 14. Indiktion yılının 8 Haziranı” ifadesi bulunmaktadır.

XVI. asrın sonlarına doğru Tımar Ruznamçe Defteri’ne göre Karye-i Devri; Karaman eyâleti, Konya sancağının, Lârende nâhiyesine tâbi’ idi.

H. 5 Zilhicce 983/ M. 6 Mart 1576 tarihinde Karye-i Devri hâsılı salâri ve ‘örfiye 4.982 akçe ve 3.582 tımar hissesi Mirzâ-oğlu Mehmed’in elindedir (RD., nr. 48, s. 8/2).

H. 24 Muharrem 983/ M. 23 Nisan 1576 tarihinde Karye-i Devri hâsılı salâri ve ‘örfiye 4.982 akçe ve 1.000 akçe tımar hissesi Hamza’nın elindedir (RD., nr. 48, s. 10/1).

H. 29 Muharremü’l-harâm 984/ M. 28 Nisan 1576 tarihinde Karye-i Devri hâsılı salâri ve ‘örfiye 3.982 akçe olup, ze’âmeti livânın Miralemi Abdurrahmân’ın elindedir (RD., nr. 48, s. 10/1).

Antik döneme ait Karaman Müzesi’nde üçgen alınlıklı mezar steli (envanter nr., A.4274) ve bir ostotek gövdesi (envanter nr., A.4275) buluntulara rastlanmaktadır.

Mezar steli, 2002 yılında bulunarak Karaman Müzesi’ne getirilmiş olup, gövde çapı 1.90 m, genişliği 0,62 m ve boyu da 1.42 m’dir. Gövde kısmında bir erkek ve kadından oluşan iki kabartma yer almaktadır. Figürler oldukça tahrip edilmiş olup, üçgen alınlığın ortası boş bırakılmıştır.

Bir ostotek gövdesi, 2002 yılında beldeden Karaman Müzesi’ne getirilmiş olup, muhtemelen Roma dönemine aittir.  0,65 m yükseklikte 0,73 m genişlikte olup ağız genişliği 0.58 m, derinliği ise 0.40 m’dir. Ön yüzde bir kline üzerinde yatar pozisyonda tasvir edilen figürün etrafında üzüm salkımı ve asma dallarından oluşan tasvirler yer almaktadır. Eserin alt bölümünde yer alan 3 sıra yazıt tahrip olmuş durumdadır. İki dar yüzde bir erkek ve kadından oluşan kabartmalara yer verilmiş, fakat ayrıntılar işlenmemiştir. Arka yüz ise, sade bırakılmıştır.

H. Şevval 835/ M. Haziran 1432 tarihli İbrahimbey İmâreti vâkfiyesinde; “Sidirova Çayırı” ifadesi geçmektedir.

XVI. yüzyıl Larende (Karaman) Kazası’nda yerleşme ve nüfusu ile ilgili araştırma yapan ve bunu kitabında yayınlayan Osman GÜMÜŞÇÜ, Sıdırva’nın isminin Türkçe olmadığını kaydetmiştir.

Beldenin isminin Türkçe olduğunu savunanlar; bölgedeki su kaynaklarının yeryüzüne yakın olması ve kolayca çıkması sebebiyle sızdırmaktan; eskiden bahar ve yaz aylarında şimdiki çayırlık alanlarda suyun uzun süre kalması sebebiyle suyun durduğu ovadan ve doğusunun Karaman Ovası’nın nispeten hafif yüksek kesimini oluşturması sebebiyle “sadr-ı ova”dan (ovanın göğsü) geldiğini ifade etmektedirler.

Sıdırva, XVI. asrın ilk yarısında Lârende kazâsı, Kaş nâhiyesine bağlı bir karye idi (BOA., TD., nr. 40, s. 955, sene H. 906/ M. 1500).

H. 924/ M. 1518 yılında Sıdırva, 29 hâne ve 44 Müslüman neferden müteşekkildi. Karyenin vergi hâsılı (geliri) 7.754 akçe idi.

Aynı tarihte Ermenek Tol Medresesi evkafına; Lârende’ye tâbi’ Sıdırva köyündeki Kadı-yeri adıyla bilinen mezraanın öşrünün 1/8’i olan 620 akçe ilâve edilmiştir.

H. 934/ M. 1528 yılında Larende’ye tâbi’ Sıdırva köyündeki Baş zeminleri Ermenek’teki Halîl Bey Medresesi evkâfı arasında zikredilmiştir (BOA., TD., nr. 387, s. 30, 118).

H. 935/ M. 1529 yılında ise 32 hâne ve 48 Müslüman neferden müteşekkildi. Karyenin vergi hâsılı 6.856 akçe idi.

H. 948/ M. 1541 yılında “Mezraa-yı Kılınç nam-ı diğer Balkarcadam (tabi-i Çavındır), Çavındır, Salur, Sıdırva halkı ziraat eder” ifadesi geçmektedir ( TD., nr. 415, s. 131, 157).

Rivâyete göre; Semerkant’ın Suğur kasabasından yaklaşık 5 asır kadar önce 35 hâne, Suriye üzerinden Adana’nın Cihan kazâsına gelmiş burada bir müddet kaldıktan sonra Sıdırva köyüne yerleşmişlerdir. Türkmen aşireti olan Suğurlar, geçimi devecilikle sağlamaktadır. Böğen sineğinin develere rahat vermemesi üzerine Dinekkuyu (Dinek) köyüne göç etmişlerdir. Böğen sineği develere bu köyde de rahat vermemiş, bunun üzerine aşiret daha önceden taşımacılık esnâsında keşfettikleri Karapınar’ın Apak örenine H. 967/ M. 1560’lı yıllarda göç ederek burayı yurt tutmuşlardır. Böylelikle Karapınar’ın eski 6 mahallesinden biri olan Apak mahallesi böylece teşkil edilmiştir.

Müşârünileyhe gönderilen, H. Selh-i Cemaziyelevvel 978/ M. 30 Ekim 1570 tarihli hükümde; Lârende kazâsı Kaş nâhiyesine bağlı Sıdırva köyünde on üç nefer sipahinin yerleri olduğu, onların bedelleri verilerek, bu köyün vâkfa (Vâkf-ı İmâret-i Sultâniye) dâhil edilmesi emredilmektedir (BOA., MD., nr. 14, s. 521, hüküm 726).

Sıdırva, Karaman’a yakın olmasına rağmen, bu hüküm gereğince H. Selh-i Cemaziyelevvel 978/ M. 30 Ekim 1570 tarihinden itibaren Eskiil kazâsına tâbi’ Sultaniye (Karapınar) nâhiyesine dâhil edilmiştir.

H. 27 Rebi‘u’l-evvel sene 984/ M. 24 Haziran 1576 Karye-i Sıdırva’nın hâsılı 13.069 akçe ve 900 akçe tımar hissesi Karaman Çavuşân’ından Mahmûd Çavuş’un elindedir (RD., nr. 48, s. 35/1).

H. 15 Cemâziye’l-âhir 984/ M. 10 Ağustos 1576 Karye-i Sıdırva’nın hâsılı 13.069 akçe olup, 900 akçe tımar hissesi mütekâ‘ıd Miralay-ı Sipâhizâdegân Saruca’nın elindedir (RD., nr. 48, s. 56/2; s. 59/2).

H. 992/ M. 1584 Mufassal Tahrir Defteri’nin, 27. sayfasında “Vâkf-ı İmaret-i Sultâniye (Karapınar)” olarak kayıtlıdır.

Lârende şehrinin Odun (ve) Toprak defterinin beyanında; Karye-i Sıdırva’nın yol yapımı için kullanılmak üzere 62 kantar toprak ve 62 kantar odun tahsis olunmuştur (KŞS., nr. 280, 1a, sene H. 1054/ M. 1644).

H. 4 Rabiulevvel 1155/ M. 9 Mayıs 1742 tarihinde Sultan Selim Han evkâfı köylerinden Sultaniye kazâsına bağlı Sıdırva karyesi ahâlisinin, veba ve kıtlık sebebiyle zor durumda bulunmalarından dolayı avarız vergisi haricinde ödemekle yükümlü bulundukları diğer vergilerden muaf tutulmuşlardır.

H. 1161/ M. 1748 yılında Sıdırva karyesi ahalisi, Levendân urgununda (Levend eşkiyası) yerlerini terk ettiklerinden dolayı Sıdırva karyesi harap olmuş ve buranın yeniden şenlendirilmesi amacıyla Karaman sâkini Boz-ulus Türkmenleri mukatasından Ortaciyan Cemâati’nden 100 hâne buraya yerleştirilmiştir.

H. 7 Şa’bân 1246/ M. 21 Ocak 1831 tarihinde Sıdırva nâm karye sâkinlerinden muhtâr Kara Alî bin el-hâc İbrâhim’in vefâtı üzerine miras taksimi defterinde; zevceleri Âişe bint-î Ali ve Fâtıma bint-i Cum’â ile oğlu Abdullâh’ın isimleri geçmektedir (KŞS., nr. 296, s. 145.1).

Aynı tarihte Sıdırva nâm karye sâkinlerinden muhtâr Alî bin Abdullâh’a Kancalı-oğlu Abdullâh vasi nasb ve tayin edilmiştir. Şahitler arasında; İmâm el-hâc Hasan Efendi, el-hâc Ebu Seyf, hâlen karye-i mezbûr muhtarı Ömer ve Ser Muhzırân Muharrem Ağa’nın isimleri geçmektedir (KŞS., nr. 296, s. 143.1).

H. 1257/ M. 1841 tarihli Karapınar kazâsına ait deftere göre; Sıdırova köyünde yıl içinde istihsâl edilen 54 kile zeyrek; 7 kile burçak; 294,5 kile arpa; 112,5 kile çavdarlı buğday ve 238 kile buğdayın tespiti yapılarak, vergilendirilmiştir (BOA, ML., VRD., TMT., nr. 584, s. 3-16).

Sıdırva Karyesi, H. 1261/ M. 1845 yılı Temettü’ât defterine göre 74 hâneden müteşekkildi. Hâne reislerinin adları şu şekilde kaydedilmiştir:

Hâcı Hasan Efendi (imâm), Ahmed-oğlu Ömer Bey (muhtâr-ı sani, çiftçi), Kerîm-oğlu Hâcı İsmâ’îl (çiftçi), Koncalı-oğlu Halil (çiftçi), Hokka-oğlu Osmân (çiftçi), Hâcı Bekir-oğlu İsmâ’îl (çiftçi), Çıyan-oğlu İbrâhîm (çiftçi), Azîm-oğlu Mehmed Alî (çiftçi), Kart Hüseyin-oğlu Yûsuf (çiftçi), Kötü Osmân-oğlu Hâcı Alî (çiftçi), Acem-oğlu Velî (berber), Himmet-oğlu Osmân (çiftçi), Zirgil-oğlu Abdullâh (çiftçi), Kaya Mehmet-oğlu Mehmed (çiftçi), Kaya Mehmed-oğlu Ömer (çoban), Zirgil-oğlu Ahmed (çiftçi), Osmân-oğlu Nâbî (çiftçi), Hâcı Ebû Seyf-oğlu Hüseyin (çiftçi), Hâcı İbrâhîm-oğlu Hâcı Velî (muhtâr-ı sani, çiftçi), Hâcı İbrâhîm-oğlu İbrâhîm (deveci), Tıraş Mustafâ-oğlu İbrâhîm (çiftçi), Tıraş-oğlu Hâcı Halîl (çiftçi), Deli Memiş-oğlu Ömer Alî (çiftçi), Deli Yûsuf-oğlu Osmân (çiftçi), Çandır-oğlu Mustafâ (çiftçi), Ahlad-oğlu Alî (çiftçi), Çandır-oğlu Hüseyin (çiftçi), Sofu-oğlu Mûsâ (çiftçi), Samadlı-oğlu Mustafâ (çoban), Mehmed Beğ-oğlu Ahmed (çiftçi), Deli Mehmed-oğlu Halîl (çiftçi), Tıraş-oğlu Osmân (çiftçi), Zâ’im-oğlu Alî (çoban), Zâ’im-oğlu Abdurrahmân (çiftçi), Zâ’im-oğlu Hasan (çiftçi), Hâcı Ömer-oğlu İsmâ’îl (çiftçi), Hâcı Alî-oğlu Bayram (çiftçi), Deli Velî-oğlu Abdülvehhâb (çiftçi), Durmuş-oğlu Kara Mehmed (çiftçi), Cum’â-oğlu Hasan (çiftçi), Deli Hüseyin-oğlu Ahmed (çiftçi), Deli Bekir-oğlu Mehmed (çiftçi), Abdurrahmân-oğlu Osmân (çiftçi), Garib-oğlu Mustafâ (çiftçi), Eşmi-oğlu Ömer (çiftçi), Uzun-oğlu Yûsuf (çiftçi), Hâfız-oğlu Ahmed (çoban), Hâfız-oğlu Kahraman (çiftçi), Ahmed-oğlu Mehmed (çiftçi), Deli Ahmed-oğlu Ahmed (çiftçi), Câbî-oğlu Velî (çiftçi), Câbî-oğlu Durmuş (çiftçi), Kırış-oğlu Mustafâ (çiftçi),  Hâcı Sâlih-oğlu İsmâ’îl (çiftçi), Kırış-oğlu İsmâ’îl (çiftçi), Kırış-oğlu İbrâhîm(çiftçi), Kırış-oğlu Alî (çiftçi), Abdülmü’min-oğlu Îsâ (çiftçi), Mustafâ’nın-oğlu Abidin (çiftçi), Kara Ömer-oğlu Ahmed (çiftçi), Hamiş-oğlu Mehmed (hizmetkâr), Himmet-oğlu Durmuş (çiftçi), Sofu-oğlu Yahyâ (çiftçi), Mü’min-oğlu Halîl (çiftçi), Hıdır-oğlu Mehmed (çiftçi), Tat Osmân-oğlu Durmuş (çiftçi), Kantar-oğlu Durmuş (rençber), Kayış-oğlu Hâcı Nâbî (çiftçi), Kürd-oğlu Mehmed (çiftçi), Kamalı-oğlu Mehmed Alî (çiftçi), Yörük-oğlu Mehmed (çiftçi), Dağlı Mehmed (çiftçi), Hanefi-oğlu Ömer (çiftçi) ve Velî’nin-oğlu Ömer’dir (çiftçi) (BOA., ML., VRD., TMT., nr. 10108).

R. 21 Teşrinievvel 1269/ M. 4 Kasım 1853 tarihinde Karapınar’a bağlı Sıdrova köyü ile Lârende’ye (Karaman) bağlı İbrala (Yeşildere) köyleri arasında su anlaşmazlığından çıkan, ölüm ve yaralamayla sonuçlanan olaya karışanlar yargılanmışlardır.

Bu olayla ilgili olarak, Konya Vilayeti İdare Meclisi’nden Meclis-i Vâlâ’ya (Danıştay) gönderilen yazıda; “Konya Sancağı’na bağlı Larende Kazası’yla Karapınar Kazası sınırlarında bulunan Sıdrova ve köyleri ahalileri arasında su anlaşmazlığından dolayı olay çıkmıştır. Olaya karışanlar celb olunmuş ve yaralananlar ile yaralamaya sebebiyet verenler mahkemeye çıkarılarak yargılanmışlardır. Mahkeme neticesinde taraflar 16.550 kuruş tazminatla anlaşmış ve sulh olmuşlardır. Tazminatın ve sulhün kabulü hakkında 14 adet ilam hazırlanmıştır. Olaydaki öldürme konusu için ise ayrı bir ilam düzenlenmiştir. Konuyla ilgili olan tüm evrak ekte bilgilerinize sunulmuş olup durum arz olunur.” denilmiştir (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, MVL, 265/ 1-13).

Karaman ve çevresi hakkında en detaylı bilgiler veren İngiliz Gezgin Edwin John DAVIS (1826-1901), 1875 yılı Haziran’ından başlayarak bölgeyi gezmiştir. Divle’den (Ayrancı Üçharman Köyü) Karaman’a geçerken Sudurağı’na uğramış ve buradan “Sidevre” olarak bahsetmiştir. (DAVIS 1879, s. 287).

Amerikalı Arkeolog John Robert Sitlington STERRET (1851-1914), 1884-1885 yıllarında yapmış olduğu seyahatte Ayrancı, Kale Köyü’nden hareketle Karaman’a ulaşmak için Sudurağı’ndan (Sidevre) geçmiştir. STERRET, İbrala Çayı sularının bir bölümünün Sidivre’ye aktığını ve bu sebeple kış aylarında ulaşılması zor çetin bir yerde bulunduğunu belirtmiştir (STERRET 1888b, 18 vd.).

Zamanının en büyük ulaşım alt yapı projelerinden Bağdat Demiryolu; II. Abdülhamit Hân (H. 10 Şaban 1293/ M. 31 Ağustos 1876- H. 6 rabiulahir 1327/ M. 27 Nisan 1909) zamanında Konya’dan Bağdat’a ulaşmak üzere H. 1320/ M. 1903 yılında yapımına başlanan 1.600 km uzunluğundaki demiryolu hattıdır. İstanbul – Konya arasındaki Anadolu Demiryolları ve diğer bağlı hatlarla beraber 3.205 km’ye ulaşmıştır.

R. 3 Temmuz 1320/ M. 16 Temmuz 1904 tarihli irâdede; Bağdat Demiryolu Şirketi tarafından, Konya-Ereğli demiryolu hattı üzerinde inşa edilecek istasyonlara; Kaşınhan, Çumra, Arıkören, Mandason, Karaman, Sıdırva, Ayrancı, Derbend, Alaca, Ereğli ve Bulgurlu isimleri verilmesi uygun görülmüştür.

Sıdırva Köyü, Sultaniye (Karapınar) Kazâsı’na tabiiyyetini XX. asrın başlarına kadar sürdürmüştür. Nihâyet H. 12 Muharrem 1326/ M. 15 Şubat 1908 tarihinde Sıdırva köyünün Sultaniye (Karapınar) kazâsından alınarak Karaman kazâsı’na bağlanması gerektiği hakkında, Dâhiliye Vekâleti’nden (İçişleri Bakanlığı) Sadaret’e (Başbakanlık) yazı gönderilmiştir.

Söz konusu yazıda; “Sultaniye (Karapınar) Kazası’na bağlı Sıdırva Köyü Karapınar’a on iki ve Karaman’a iki buçuk saat mesafededir. Karaman’a olan mesafenin trenle beş on dakikada alınabilir olmasından dolayı bu köyün Sultaniye’den alınarak Karaman’a bağlanması uygun olacaktır. Bu durum köy halkı tarafından da talep edilmektedir. Bu düzenleme devlet için de yararlı olacaktır. Ayrıca yerel kaymakamlıklar ile askeriye tarafından da uygun görülen bu düzenleme Konya Vilâyeti İdare Meclisi tarafından da münasip bulunmuştur. Bu konuda Konya Vilayeti İdare Meclisi’nden gelen H. 24 Zilhicce 1325/ M. 28 Ocak 1908 tarihli yazı ekte bilgilerinize sunulmuştur. Konunun Şura-yı Devlet’te (Danıştay) ele alınarak karara bağlanması gerekmektedir. Durum arz olunur.” denilmiştir (BOA., DH., TMIK., s. 72/ 18-1).

Dâhiliye Nezâreti’nden vilâyete gelen R. 1 Eylül 1324/ M. 14 Eylül 1908 tarih ve 172 numaralı Tahrîrât’ta; Sultaniye kazâsına bağlı Sıdırva köyünün Karaman kazâsına ilhâkı hususunda Padişâh  irâde-i seniyyenin çıktığı bildirilmekle gereğinin yapılması, Karaman kaymakamlığına tebliğ edilerek dâirelere havâle edillmiştir (Konya Vilâyet Gazetesi, nr. 1886, s. 1, sene R. 9 Eylül 1324/ M. 22 Eylül 1908).

R. 1313 yılı Şubat/ M. 1908 yılı Şubat ayında Karaman kazâsının bazı köyleri hayvânlarında uyuz hastalığı ortaya çıkmıştır. Bu hastalığı muâyene ederek fennî tedbirlere başvurmak üzere vali tarafından vilâyet baytar müfettişi İbrâhim Efendi Karaman’a gönderilmiştir. Baytar müfettişi Konya’ya dönüşünde uyuz hastalığı ile ilgili olarak valiye bir rapor vermiştir.

Raporda kazâ merkezine civâr Kızık, Aşiran, Sıdırva, Cinason ve eski Güdümen köyleri hayvânları arasında kısraklar  ile tayların ekserisinde cereb (uyuz) hastalığı olduğunun anlaşıldığı, hastalığın ismi bu köyler civârında bulunan merâda yaz günlerinde toplanılan sürüde zuhûr ederek kış mevsiminde etkisini gösterdiğini belirten İbrâhim Efendi, kışın tekrar başlamak üzere yazın etkisini yitiren uyuz hastalığının ciddi bir tedavisi yapılmadığı takdirde kışın yine ortaya çıkacağını ahâliye anlattığını, ayrıca hastalıklı hayvânların ayrı ahırlara koydurularak, bir arada bulundurulmadığını ve tedavisi hakkında halka gerekli bilginin verildiğini belirtmiştir.

Müfettiş, köy ahâlisine bu hastalığın tedâvisi ile ilgili reçeteleri bırakarak, tek tek yapılması gereken işlemi de göstermiş ve her köyde ayrı merâlar tayini ile tedâvi neticesinde olumlu sonuç alınmasını sağlamıştır.

İbrâhim Efendi’nin uyuz hastalığı ile ilgili olarak ahâliyi tarif ettiği tedâvi yöntemi ise şu şekildedir: “Esâsen hevâmm-ı cerebîyi (uyuz hastalığı böceği) öldürmek lâzımdır. Hastalıklı hayvânlar güzelce sabunla fırça ile yıkandıktan sonra benzin, petrol, tütün hangisi olur ise olsun birisi su ile kaynatılarak bu su ile bir kilo hâmız-ı arseniki, on kilo kibrîyyet hadîd (demir) yüz kilo su içerisinde eritildikten sonra hayvânların uyuz olan yerlerini dökülecektir.”

Vilâyet gazetesi yönetimi, gazetelerin köylere varıncaya kadar gittiğini belirterek böyle bir illet ve hastalığın hayvânlarda görülür görülmez yukarıdaki fennî tarife göre tedâviye girişilmesini istemiştir (Konya Vilâyet Gazetesi,  nr. 1855, s. 1-2, sene R. 5 Şubat 1323/ M. 18 Şubat 1908).

Köy, R. 1338/ M. 1922’de Konya Vilâyeti Sıhhiye Müdürü Dr. Nazmi Azmi Bey (SELCEN soyadını almıştır, R. 1303/ M. 1887, Arapgir, Malatya-1945, İstanbul) tarafından kaleme alınan “Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimâî Coğrafyası (Konya Vilâyeti)” kitabında, Konya vilâyeti, Karaman kazâsı, İbrâla nâhiyesine bağlı köy olarak geçmektedir. Kitabı yayına hazırlayan Mehmet KARAYAMAN köyün adını “Sedir oba” şeklinde Lâtinize (tarnskript) etmiştir.

Sapancalı Muallim H. Hüseyin Bey (R. 1309/ M. 1893, Sapanca, Sakarya-1958, ?), R. 1338/ M. 1922 yılında kaleme aldığı “Karaman Ahval-i İçtimâiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi” isimli kitabında, köyde “Mutavassıta 1” sınıfında 50 talebeli bir mektebin varlığından bahsetmektedir. Ayrıca mülâhazat kısmına “bu dahi (geçen sene lağv edildiği)” notunu düşmüştür.

Köydeki resmî mektebin Meclis-i Umumi-i Vilâyet (İl Genel Meclisi) kararıyla 6 köy mektebiyle (Süleymânhâcı, Mesudiye, Eminler, Kızılyaka, Manyan, Afgan) birlikte kapatıldığını kaydeden SAPANCALI, bu kararı akıl ve mantığa uymayan icraat-ı garibe (garip icraat) olarak değerlendirmiştir.

SAPANCALI, kitabında Sıdırva dolaylarında dokunan kilimlerden de bahsetmiştir.

Karaman’ın mahalle, kasaba ve köylerinin tarihçesini araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Durmuş Ali GÜLCAN (R. 1319/ M. 1904, Karaman-1996 Karaman), Sıdırova’nın, “Sidamara” şehri adının tahrife uğramış şekli olup olmadığını sormuş, ama Türkçe anlamı (yeraltı sularının sızması) üzerinde durmuştur.

GÜLCAN, XVI. yüzyılın sonlarına doğru Ereğli’nin Çayhan ve Bekdik dolaylarında yerleşmiş Arapçayırlı Türkmenleri’nden İyiçal (İyihâl) Cemaati obalarının, aynı zamanda Hac yolu olan bu yöreden gelip, geçenlerin asayişi ve misafir konaklama ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla iskân edildiklerini kaydetmektedir.

GÜLCAN, beldenin aşım durağı ve selektör istasyonu yapımında temel kazılarında çok iri insan kafataslarına rastlandığını ve 15-20 kadar 10 kg kadar ağırlıkta deniz çapasına benzeyen madeni gereçlerin araba ustası İdris Usta’ya satıldığını kaydetmektedir.

Sudurağı Kasabası’nın çoğunluğu Süleymân-Hâcılû Aşireti’ndendir. Aslında bu aşiretin Çayhan kolundandır. Ayrıca Oğuzların, Üçok koluna bağlı, Gökhan Ata’nın soyundan ve Çavuldur (Çavundur) boyundan gelmektedirler.

Bozulus’a dâhil aşiretlerden olan Süleymân Hâcılû aşireti, Bozulus ile birlikte Orta Anadolu’ya gelmiş ve Karaman sakini Bozulus arasında yerini almıştır. Bunlardan bazıları Konya ve Silifke taraflarına gidince mal-ı miri toplamakta güçlük çekildiği gerekçesi ile döndürülmelerine karar verilmiştir. Bazı aşiret mensupları ise Karaman toprağında yerleşik hayata geçmiştir. Bunlar “ehl-i örf taifesi” tarafından sık sık Rakka iskânı ile tehdit edilmişse de Bozulus kadısının bu hususu merkezi hükûmete bildirmesi üzerine rahatsız edilmemeleri için hüküm gönderilmiştir.

1928 yılında eski Türkçe alfabe ile yayınlanan “Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimizin Adları” isimli kitapta Sudurağı; Konya Vilayeti, Karaman Kazası, Merkez Nâhiyesi köyleri arasında zikredilmiş ve eski Türkçe harfler ile ” صدير اووا”, Lâtin harfleriyle “Sidir Ova” şeklinde ifade edilmiştir.

Köy, Konya ili, Karaman İlçesi, Merkez Bucağı’na bağlı iken, 15 Haziran 1989 tarihinde kabul edilen “3578 sayılı 4 il ve 5 ilçe Kurulması Hakkında Kanun” ile Karaman İli, Merkez İlçesi, Merkez Bucağı’na bağlanmıştır (21 Haziran 1989 tarihli ve 20202 sayılı Resmî Gazete).

Ülkemizde Bingöl Karlıova ve Muş Merkez’e bağlı köyler “Sudurağı” adını taşımaktadır.

Belde ilk önce 6-7 hanelik karakol şeklinde, gelip geçen kervanları koruma amaçlı olarak teşkil edilmiştir. Bahçelievler Mahallesi’nde kervanların konakladığı alanda “Hân Kuyusu” adında tarihî bir yapı mevcuttur. H. 1318/ M. 1900’lü yılların başından itibaren, çevre bölgelerden gelip yerleşenler ile birlikte nüfus çoğalmıştır.

Beldeye hem karayolu hem de demiryolu ile ulaşmak mümkündür. Karaman-Ereğli karayolunda Ereğli istikâmetinde ilerlerken, yaklaşık 15 km sonra “Sıdırva Arkı” ismini alan Yeşildere Çayı üzerindeki köprünün bitiminden hemen sonra sola dönülünce Büyükgönü (Unu) Höyüğü’nden sonra demiryolu geçilir ve beldeye ulaşılır. Tren istasyonu Karaman’dan sonraki ilk istasyon olup, R. 1320/ M. 1904 yılından beri hizmet vermektedir.

H. 1246/ M. 1830 yılında Sultaniye-i Karapınar Kazası’nda yaşayan ve askerlik mükellefi olan erkek nüfusu gösteren deftere göre Sıdrova’da 215 erkek bulunmaktaydı (BOA., NFS., nr. 3479, s. 31-32).

H. 1248/ M. 1833 yılında Sultaniye-i Karapınar Kazası’nda yaşayan ve askerlik mükellefi olan erkek nüfusu gösteren defterde verilen bilgilere göre Sıdrova’da 85 hânede, 203 erkek nüfus bulunmaktaydı (BOA., NFS., nr. 3481, s. 26-27).

H. 1260/ M. 1844 yılı nüfus sayımını ihtiva eden 3416 nolu Nüfus Ceride Defteri’ne göre Karye-i Sıdırva’da 85 hâne ve 239 kişi kayıtlı idi (hâne başına 2,81 kişi düşüyordu).

Karyede; 0-4 yaş aralığında 31 kişi, 5-9 yaş aralığında 44 kişi, 10-14 yaş aralığında 38 kişi, 15-19 yaş aralığında 18 kişi, 20-24 yaş aralığında 19 kişi, 25-29 yaş aralığında 20 kişi, 30-34 yaş aralığında 13 kişi, 35-39 yaş aralığında 12 kişi, 40-44 yaş aralığında 8 kişi, 45-49 yaş aralığında 16 kişi, 50-54 yaş aralığında 5 kişi, 55-59 yaş aralığında 5 kişi, 60-64 yaş aralığında 4 kişi, 65-69 yaş aralığında 3 kişi, 70-74 yaş aralığında 1 kişi ve 85 yaş üzeri 2 kişi bulunmaktadır.

Karyenin imâm-hatibi Mehmed bin Hâcı Hasan Efendi, muhtar-ı evveli Ömer bin Ahmed Bey ve muhtar-ı sanisi Hâcı İsmâ’îl bin Kerim idi.

Hânelerin 32’si geniş aile ve 53 çekirdek aileden meydana geliyordu. Aynı hâne içerisinde hâne reisi haricinde 98 erkek evlâd, 39 kişi karındaş (kardeş), 9 kişi yeğen, 3 kişi hafîd (torun), 3 kişi üvegi erkek evlâd ve 1 kişi amizade (amcaoğlu) bulunuyordu.

Karyede 8 kişi hâcı iken, 1 kişide hac farizası için Hicâz’da bulunduğu kaydı düşülmüştür.

Karyeden 10 kişi Alî Paşa Livası 1. Alay’da, 3 kişi Asâkir-i Şahâne’de ve 1 kişi de Osmân Paşa Livası 2. Alay’da silâh altında bulunuyordu.

Karyeden 1 kişi kiracılık ile Kayseri’de, 1 kişi de tahsil nedeniyle Karaman’da bulunuyordu.

Hane reislerinden 67 kişinin tespit edilen meslek grupları şöyle idi: 1 imam, 2 deveci, 51 çiftçi, 8 çoban, 1 berber, 4 çırak.

Hane reisleri fizikî olarak 1 kişi kısa, 94 kişi orta ve 19 kişi uzun boylu idi. Ayrıca 1 â’ma, 2 mariz (hasta) ve 1 kişi de dâd (dilsiz) olarak kaydedilmiştir.

Sudurağı Karyesi, XIX. yüzyılın ortalarında temettü’at defterlerindeki kayıtlar itibariyle, 44 hâne olup, nüfusunun 370-400 kişi olduğu tahmin edilmektedir.

Köyün nüfusu R. 1305/ M. 1890 tarihli Konya Salnâmesi’nde (İl Yıllığı) 804 kişi olarak tespit edilmiştir.

R. 1341/ M. 1925 yılında yapılacak mebus (milletvekili) seçimi için hazırlanan deftere göre 829 kişi olmuştur.

Belde; 1935’de 883, 1940’da 947, 1945’de 947, 1950’de 1.097, 1955’de 1312, 1960’da 1.479, 1965’de 1.785, 1970’de 2.137, 1975’de 2.219, 1980’de 2.010, 1985’de 3.044, 1990’da 2.938 ve 2000’de 2.715 kişi olarak sayılmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2007 yılında geçilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne (ADNKS) göre beldenin nüfusu 2.316 kişi olarak tespit edilmiştir.

2008’de 2.368, 2009’da 2.283, 2010’da 2.245, 2011’de 2.255, 2012’de 2.236, 2013’de 2.236, 2014’te 2.329, 2015’de 2.265, 2016’da 2.308, 2017’de 2.304 ve 2018’de 2.260 kişi olarak kaydedilmiştir.

Yurt dışında çalışan işçi sayısı çok olmasına rağmen hızlı nüfus artışı ve iç göçün çok fazla olmaması nüfusun azalmasını kısmen engellenmiştir.

Sudurağı’nda belediye teşkilatı 01.12.1973 tarihinde teşkil edilmiştir.

Beldenin belediye başkanı Derviş Mehmet CEYHAN’dır (irtibat numaraları: 0338 233 20 31- 0536 411 00 66).

Eski belediye başkanları; Celal ASLAN (2004-2009), Derviş Mehmet CEYHAN (1999-2004), Celal ASLAN (1994-1999), Kemal KIZILDAĞ (1984-1994), Süleyman KARAGÖZ (1980-1984), Ali ÇAKMAK (1977-1980), Alaattin CEYHAN (1975-1977), Ali ÇALIŞKAN (1973-1975), Hasan ÇAĞLAR (1972-1973), Ömer ÖCAL (1968-1971), Ali ÇALIŞKAN (1965) ve Alaattin CEYHAN’dır (1962-1965).

Beldenin Bahçelievler, Cumhuriyet ve Ketenci olmak üzere 3 mahallesi bulunmaktadır.

736 seçmeni olan Sudurağı Bahçelievler Mahallesi’nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde 666 seçmen 1302 ve 1303 numaralı sandıklarda oy kullanmıştır. Kullanılan oyların 654’ü geçerli sayılırken, 12 oy geçersiz sayılmıştır.

Mahalleliler , 497 oyla en fazla AK Parti’yi tercih etmiştir. MHP 106 oy ve CHP 38 oy almıştır. HDP’ye ise oy çıkmamıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halkoylaması (referandum) sonuçlarına göre; Bahçelievler Mahallesi’nde %76,2 “evet” çıkarken, %23,8 oranında “hayır” çıkmıştır.

Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Enver UÇAK’tır (irtibat numarası: 0 541 464 70 70).

Mahallenin azaları;  Celal MULDUR, Sekan DURAK, Ömer AKGÖL ve Hayrettin POLAT’tır.

595 seçmeni olan Sudurağı Cumhuriyet Mahallesi’nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde 565 seçmen 1304 ve 1305 numaralı sandıklarda oy kullanmıştır. Kullanılan oyların 5574’si geçerli sayılırken, 8 oy geçersiz sayılmıştır.

Mahalleliler, 427 oyla en fazla AK Parti’yi tercih etmiştir. MHP 72 oy ve CHP 39 oy almıştır. HDP’ye ise oy çıkmamıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halkoylaması (referandum) sonuçlarına göre; Cumhuriyet Mahallesi’nde %71,8 “evet” çıkarken, %28,2 oranında “hayır” çıkmıştır.

Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Abdullah ÇELİKKOL’dur (irtibat numaraları: 0 338 233 21 37- 0 533 567 84 64).

Mahallenin azaları; Süleyman ÖZDERE, İbrahim KAYAR, İzzet UZUN ve Ali ERYILMAZ’dır.

343 seçmeni olan Sudurağı Ketenci Mahallesi’nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde 316 seçmen 1306 numaralı sandıkta oy kullanmıştır. Kullanılan oyların 309’u geçerli sayılırken, 7 oy geçersiz sayılmıştır.

Mahalleliler,  246 oyla en fazla AK Parti’yi tercih etmiştir. MHP 40 oy ve CHP 16 oy almıştır. HDP’ye ise oy çıkmamıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halkoylaması (referandum) sonuçlarına göre; Ketenci Mahallesi’nde %81,1 “evet” çıkarken, %18,9 oranında “hayır” çıkmıştır.

Ketenci Mahallesi Muhtarı Ömer ASLANDERE’dir (irtibat numarası: 0 542 471 29 74).

Mahallenin azaları; Şadi ASLAN, Ayhan ÇELİKKOL, Tahsin KORKMAZ ve Mustafa ALATY’dır.

Almanya ve Hollanda başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde ve Avustralya’da önemli sayıda gurbetçi bulunmaktadır.

Beldenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Buğday başta olmak üzere, dane mısır,  şekerpancarı, arpa, kuru fasulye, silajlık mısır, elma, yonca, Macar fiği ve patates yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Beldenin 2 bin 17 adet büyükbaş ve 9 bin 510 adet koyun ve 322 adet keçi olmak üzere toplam 9 bin 832 adet küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır.

Beldede 2136 sayılı Tarım Kredi Kooperatifi bulunmaktadır. Tarımsal kalkınma kooperatifi ise tasfiye aşamasındadır.

1972 yılında kurulan Sulama kooperatifinin 355 ortağı bulunmaktadır. 40  bin 330 dekar alan sulama sahasında bulunmaktadır.

Sulama, taşkın ve içme suyu amaçlı İbrala Barajı’nın 2011 yılında tamamlamasından sonra Yeşildere Köyü ile birlikte kurulan “Yeşilsu Sulama Birliği” faaliyetine başlamıştır. Birliğin sulama sahası civar köylerle birlikte 8.700 hektardır.

Beldede 30.03.1995 tarihinde Resmî Gazete’de 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında uygulama alanı ilân edilen 3.450 hektar alanda kısmi toplulaştırma çalışması başarıyla tamamlanmıştır.

2013 yılında ise kalan kısmı için uygulama alanı ilân edilen 7.686 hektar alanda ise toplulaştırma çalışmaları hâlen devam etmektedir.

Köyün mevkiileri; Adatepeçiftliği, Araparkı, Burunağıl, Burunağılarası, Çavundur, Çayırlık, Çukuryer, Danışment, Demiryolualtı, Demiryoluüstü, Devri, Devriyeri, Devriyolu, Dışarkı, Dışarkıburun, Dışarkıburunağılı, Dikilitaş, Ereğliyolu, Ermenek, Geçittarihi, Göçer, Hacıpaşa, Hacıpaşadevri, Hacıpaşakumyer, Hacıpaşakoyun, Hacıpaşanamı, Halvalıboğazı, Haznedar, Haznedarlar, Irmak, İstasyonnamı, Karatoprakgediği, Karpaz, Ketenci Korgaz, Kır, Kırbağalar, Kırmevki, Korgaz, Koyunyolu, Koyuncuyeri, Koyunkuyusu, Koyunyeri, Köycivarıarap, Köyaltı namı, Köycivarı, Köyiçi, Kumluyer, Kutluköy, Menteş, Mezarlıklıküç, Nacipaşadevri, Nebiörenağılı, Safurtepesi, Salurcivarı, Salurırmağı, Salurtepesi, Sereke, Sıdırvaarkı, Soğla, Sudurağıarkı, Şamkapı Caddesi, Şereke, Taşbent, Teşcirsahası ve Teşciryeri’dir.

Köy nüfusuna kayıtlı ailelerin soyadları;  Acar, Adıgüzel, Akar, Akbalık, Akgöl, Akgün, Akkoyun, Aksoy, Aktürk, Akyüz, Alkan, Altay, Altunbaş, Aras, Arslan, Arslandere, Artar, Aslan, Avcı, Ayar, Aydın, Ayhan, Bağcı, Bahar, Bahça, Balcı, Baş, Başar, Başaslan, Bayrak, Bayram, Biber, Biçer, Bozok, Büber, Can, Cankurt, Ceyhan, Coşkon, Çağlar, Çağlayan, Çakmak, Çalışkan, Çelik, Çelikkol, Çetin, Çimen, Çint, Dağ, Demir, Demirel, Deveci, Dinler, Doğan, Durak, Duran, Durmaz, Er, Erdoğan, Erol, Ertürk, Eryılmaz, Eski, Göl, Gölen, Gönenci, Göver, Gül, Gün, Günay, Güneş, Güngör, Güzel, Han, Himalaya, İşgüzar, Kaba, Kale, Kalender, Kansız, Karabulut, Karagöz, Kavas, Kaya, Kayadelen, Kayar, Keser, Kılıçvur, Kırat, Kızıldağ, Koçak, Kolukısa, Korkmaz, Koşmaz, Köylüuşağı, Menderes, Morçiçek, Muldur, Oğuz, Okur, Orhan, Öcal, Önasya, Önder, Özcan, Özdemir, Özdere, Özler, Özütemiz, Öztürk, Pamir, Polat, Rahat, Sancar, Sarıbaş, Sayar, Sayıcı, Serbest, Sevimli, Soykat, Şahbudak, Şahin, Şimşek, Atçeken, Timar, Tuna, Turaç, Tümer, Türe, Türktaş, Uçak, Uslan, Uzun, Ünal, Ünver, Yalçın, Yamansöz, Yardım, Yavuz, Yıldırım, Yıldız, Yula ve Yüksel’dir.

Cumhuriyet Mahallesi’nde yer alan Şehit Ömer DURMAZ Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde 6 derslik, 1 fen laboratuvarı ve 1 adet atölye-işliği bulunmaktadır. 11 öğretmen görev yapmaktadır. Öğrenim gören öğrenci sayısı 69’dur.

Beldede ilk defa eğitim ve öğretime 1932 yılı Kasım ayında tek odalı bir köy odasında başlanmıştır. Devlet-vatandaş işbirliği ile 1936 yılında Bahçeli Evler Mahallesi, İstasyon Caddesi üzerinde tek katlı üç sınıflı yeni bir ilkokul binası yaptırılmış olup, eğitim ve öğretim bu binada 1974 yılına   kadar sürdürülmüştür.

1973 yılında bu binanın alanı içerisinde devlet-vatandaş işbirliği ile iki katlı 10 derslikli olarak inşa  edilen yeni ilkokul binası, 1974-1975 öğretim yılında hizmete   açılmıştır. Aynı bahçe içerisinde yer alan eski ilkokul binasında ise aynı yıl ortaokul açılarak eğitim ve öğretime devam edilmiştir.

Karaman İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nün 25 Ekim 1985 tarihli ve 332-4488 sayılı yazılı emirleri gereği ilkokul ve ortaokul birleştirilerek, ilköğretim uygulamasına geçilen okulda eğitim öğretim 1998 yılına kadar bu binada devam ettirilmiştir.

Zorunlu ve taşımalı ilköğretim uygulaması ve taşıma merkezi okul olması nedeni ile Sudurağı Belediyesi ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün işbirliği ile Bahçeli Evler Mahallesi, Atatürk Caddesi üzerinde 1994 yılında inşasına başlanan yeni ilköğretim okulu binası 16 Ekim 1998 yılında hizmete açılmıştır.

4+4+4 yeni eğitim sistemi kapsamında okul; Sudurağı Karaman Bey İlkokulu ve Sudurağı Karaman Bey Ortaokulu olarak ayrılmıştır. Okul binası 2014 yılında tadilat görmüş ve bina güçlendirilmiştir.

İlkokul ve ortaokul binaları ortadan örülen bir duvar ile bina ve bahçe olarak ayrılarak bağımsız hale getirilmiştir.

2013-2014 eğitim-öğretim yılında Sudurağı Karamanbey İlkokulu adını alan okula 2014 yılında müdür ve müdür yardımcısı atamaları yapılmıştır.  Ayrıca okul binası 2014 yılında tadilat görmüş ve bina güçlendirilmiştir. 13 derslikli ilkokulda 13 öğretmen görev yapmakta olup, 1 adet bilişim teknoloji sınıfı, 1 adet kütüphane ve 1 adet yemekhane bulunmaktadır. Öğrenim gören öğrenci sayısı 263’dür.

Sudurağı Karamanbey Ortaokulu, 2013-2014 eğitim-öğretim yılının ikici yarısında faaliyete geçmiştir. 9 derslikli ortaokulda; 17 öğretmen ve 1 rehber öğretmen görev yapmakta olup, 1 adet fen laboratuvarı bulunmaktadır. Öğrenim gören öğrenci sayısı 204’dür.

Beldenin içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. İçme suyu derin sondaj kuyu ile sağlanmaktadır.

Belde sınırları içerisinde Karaman Havaalanının (1 adet pist, 1 adet apron, 1 adet taksirut) yapılması 160 milyon TL proje tutarlı olmak üzere 2016 yılı programına dâhil edilmiştir. Projede arıca iç ve dış hatlar terminali ve hava alanı için gerekli tüm üst yapı tesislerin yapımı gerçekleştirilecektir. Üst yapı tesisleri de dahil olmak üzere 378 bin hektarlık alana sahip olacak hava alanından, Ereğli, Niğde, Aksaray, Ereğli, Mut, Mersin gibi yakın il ve ilçelerde faydalanacaktır.

BİBLİYOGRAFYA:

Fatma Keser, Konya Vilâyet Gazetesi’ne Göre II. Meşrutiyet Başlarında Konya Sancağı, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2008, s. 242, 243, 303; Halit Bardakçı, Bütün Yönleriyle Ermenek, Konya 1976, s. 62, 160; Yusuf Halaçoğlu, XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Basılmamış Doktora Tezi, İstanbul 1978, s. 208-210; İbrahim Gündüz, Bütün Yönleriyle Karapınar, Konya 1980, s. 560, 578; Mehmet Çoraman, 280 No’lu Karaman Şeriye Sicili, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Afyonkarahisar 2011, s. 23, 37; Osman Gümüşçü, XVI. Yüzyıl Larende (Karaman) Kazasında Yerleşme ve Nüfus, Ankara 2001, s. 36, 54, 65, 119, 141; Sevda Gürbüz, 296 Numaralı Karaman Şer’iye Sicili Çerçevesinde 1829-1832 Yılları Arasında Karaman’da Sosyal, İdarî ve Hukukî Hayat, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2009, s. 405, 405, 406; Alâaddin Aköz, XVI. Asırda Lârende Kazâsı Hakkında, Osmanlı Araştırmaları XIII, İstanbul 1993, s. 114, 124; Suat Yıldız, (H. 984) 1576-1577 Tarihli Timar Ruznamçe Defterine Göre Karaman Eyaleti, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2010, s. 156, 157, 224, 225, 240, 249, 273, 555; Semavi Eyice, Binbirkilise/ Karadağ, İstanbul 2014, s. 21, 25; Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşiv Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğu’nda Oymak, Aşiret ve Cemaatler, İstanbul 1975, s. 614;  Yusuf Halaçoğlu, XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Ankara 2006, s. 105; Bilal Gök, Ermenek Kazâsı (1500–1600), İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Doktora Tezi), Malatya 2006, s. 163, 164, 167; Tufan Gündüz, Anadolu’da Türkmen Aşiretleri (Bozulus Türkmenleri 1540-1640), İstanbul 2007, s. 126; Adem Zengin, Karapınar “Sultaniye” Şehrengizi, Konya 2012, s. 39; Ahmet Cengiz, Karaman Tarihi (XVIII. Yüzyıl), Konya 2014, s. 123, 128; Hasan Basri Karadeniz, Sultaniye (Karapınar) II. Selim Külliyesi Vakfı’nın Kuruluşu, Görevlileri ve Gelirleri, Sosyal Bilimler Dergisi ICEBSS Özel Sayısı, Kasım/2016, s. 278; Doğan Koçer, Karaman Temettü’ât Defterleri (XIX. yüzyılda Karaman’ın Sosyo Ekonomik Durumu),  Karaman 2007, c. I, s. 34, 235; c. II, 468-492; Cengiz Eroğlu, Murat Babuçoğlu, Fuat Tigin, Osmanlı Arşiv Belgelerinde Sultaniye-i Karapınar, Ankara 2013, s. 127, 131, 149, 226, 227; Hüseyin Hafızoğlu, 1844 Sayımına Göre Karapınar Kazası Nüfusu, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2016, s. 17, 19, 25, 27, 29, 36, 39, 40, 44, 47, 50, 51, 52; Durmuş Ali Gülcan, Karaman Mahalle, Kasaba ve Köyleri Tarihçesi, Karaman 1989, s. 298-302; Abdullah Uysal, Necati Alodalı, Musa Demirci, Dünü, Bugünüyle Karaman Kültür-Tarih-Coğrafya, Konya 1992, s. 179; Mehmet Kurt, Antik Çağda Karaman (Laranda) ve Yakın Çevresi, Konya 2011, s. 17, 18, 74,75, 118, 119; Sapancalı Muallim H. Hüseyin Bey, Karaman Ahval-i İçtimâiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi (1338 R./ 1341 H.), Yayınlayan: İbrahim Güler, Ankara 1993, s. 71, 86; Dr. Nazmi Azmi Bey, Türkiye’nin Sıhhi-î ve İçtimâî Coğrafyası (Konya Vilâyeti), Yayına Hazırlayan Mehmet Karayaman, Konya 2009, s. 80; Mehmet Kurt, Eski Çağda Karaman, Ankara 2007, s. 61, 62; Osman Ülkümen, Karaman ve Çevresi Türkmenleri Tarihi, Kültürü, Karaman 2011, s. 46, 47, 73, 91, 95; Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimizin Adları, Dâhiliye Vekaleti, İstanbul 1928, s. 853; Musa Şaşmaz, Türkiye’nin İdari Taksimatı (1920-2013), Ankara 2014, c. X, s. 229, 276; 2015 Yılı Faaliyet Raporu, Karaman İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Karaman 2015, s. 10-11; İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Köylerimiz (1 Mart 1968 gününe kadar), Ankara 1968, s. 485; karaman.gov.tr/il-mahalli-idareler-mudurlugu erişim tarihi: 19.02.2016; http://suduragiilkokulu.meb.k12.tr Karaman  erişim tarihi: 02.09.2016; biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=95&locale=tr erişim tarihi: 05.02.2016;suduragicpl.meb.k12.tr erişim tarihi: 02.09.2016;suduragiilkokulu.meb.k12.trerişim tarihi: 02.09.2016; suduragioo.meb.k12.tr erişim tarihi: 02.09.2016; bucivar.com/karaman/merkez/suduragi erişim tarihi:02.09.2016; sonuc.ysk.gov.tr erişim tarihi: 07.02.2016; e-icisleri.gov.tr erişim tarihi: 02.06.2016; http://www.havacilikhaber.net/havalimani/karamanda-havalimani-aciliyor.html. erişim tarihi: 02.06.2016.

Uğur ERKAN.