Kızık

Karaman merkeze bağlı köy.

37° 16′ 35,4318” kuzey ve 33° 17′ 20,7132” doğu koordinatlarında yer alan köy, Karaman’ın kuzeydoğusunda bulunmaktadır.

Köyün bulunduğu yerin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 1.009 m’dir.

Ovada kurulan köy, Karaman’a 12,1 km. uzaklıktadır. Beydilli, Salur, Alaçatı (Canasan), Sazlıyaka (Güdümen), Karaman Merkez, Göztepe, Hamidiye (Suğla) ile komşudur.

Köye 8 km mesafeden daha yakın 7 köy bulunmaktadır. Sazlıyaka (Güdümen) 1,74 km, Alaçatı (Canasan) 3,91 km, Salur 5,37 km, Göztepe 6,1 km, Hamidiye (Suğla) ve Sudurağı 7,22 km ve Ekinözü (Aşıran) 7,81 km’dir.

Karaman’ın mahalle, kasaba ve köylerinin tarihçesini araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Durmuş Ali GÜLCAN (R. 1319/ M. 1904, Karaman-1996 Karaman), köyün Karaman’ın bir banliyösü denilecek yakınlıkta olduğunu kaydetmektedir.

Ayrıca, Çavuş Gölü bataklığı kıyısındaki köy halkının önceleri sıtmadan muzdarip olduğunu ve bunun Cumhuriyet döneminde önce azaltıldığını, daha sonra yok edildiğini ifade etmiştir.

Kızık Köyü’nün tarihî eskilere gitmektedir.

Karhane Höyüğü (Tescil ve Karar No: 09.04.1999-3470); Kızık Karaman yolu kenarında yer almaktadır. Höyük mezarlık olarak kullanılmaktadır ve etrafı duvarla çevrilidir. Höyük sathında yapılan incelemelerde, seramik kalıntılarına rastlanılmıştır. Bu kalıntılar yardımıyla höyükte, Demir Çağı ve Roma Dönemi’nde yerleşim gördüğü anlaşılmaktadır.

Kocaköy Höyüğü (Tescil ve Karar No: 09.04.1999 – 3472); köyün yaklaşık 3 km batısında yer almaktadır. Höyük, fazla yüksek olmayan (3-4 m) yayvan bir yerleşim yeridir. Höyüğün üzerinden bazı tarla yolları geçmektedir. Satıhta yapılan incelemede; tespit edilen seramik parçalarından Bronz Çağı ve Roma Dönemi’nde yerleşime sahne olduğu anlaşılmaktadır.

XVI. yüzyıl Lârende (Karaman) Kâzası’nda yerleşme ve nüfusunu araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Osman GÜMÜŞÇÜ, köyün ismini Türklerin sosyo-ekonomik hayat tarzlarının bir sonucu olarak ait bulundukları boy, aşiret veya cemaat isminden aldığı tespitini yapmıştır.

Karaman’da aynı şekilde adını boy, aşiret veya cemaat isimlerinden alan 30 civarında köy olduğunu kaydeden GÜMÜŞÇÜ, H. 935/ M. 1530 yılında çok sistemli ve iyi düzenlenmiş bir icmal defteri kabul edilen “TD., nr. 387” numaralı defter incelendiğinde, Anadolu’nun Türkleşmesi sırasında aynı aşiret ve cemaatten olan toplulukların Karaman’da geniş çevreye yayıldıkları anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Kızık boyu; Oğuzların Boz-Ok kolunun Yıldız-Han oğullarındandır. Reşîdüd-dîn Fazlullah-ı Hemedânî’nin (H. 644/ M. 1247 ila H. 647 M. 1250, Hemedân-H. 717/ M. 1318, Tebriz) tanınmış eseri Câmi’üt-tevârih’inde; “Kızık (قزيق) (kuvvetli, yasakda ciddi)” ve Yazıcı-oğlu’nda (Tevârih-i Âl-i Selçuk’u kaleme aldığı tarih H. 827/ M. 1424 veya H. 840/ M. 1436) “Kızık (قزيق)” (kuvvetlü ve yasakda ciddu cehd edici)” olarak geçmektedir.

Eski zamanlarda boyların toylarda yiyecekleri koyun etinin kısımları da bir kaideye bağlanmıştır. Reşîdüd-dîn’de bu kısımlara endâm-i goşt (etin bir kısmı), Yazıcı-oğlu’nda sünük (kemik) deniliyor. Ongunlar gibi her dört boyun (Avşar, Kızık, Beğ-dili ve Karkın) da müşterek bir sünüğü vardır. Buna göre; Kızık boyunun sünüğü “sağ umaca”dır, koyunun kalça (sağrı) kemiği kısmıdır.

Kızık boyunun ongunu “tavşancıl” kuşudur. Kendine özgü özel damgası vardır.

Faruk SÜMER (R. 1340/ M. 1924-1995); tahrîr defterlerinden Anadolu’da 28 tane “Kızık” adında köy veya mezrayı tespit etmiştir. Yusuf HALAÇOĞLU başkanlığında yapılan “Anadolu’da aşiretler, cemaatler ve oymaklar” adlı çalışmada ise mükerrerleriyle birlikte bu sayı 65’e çıkmaktadır. Kızık boyunun cemaat sayısı 1.587, hâne sayısı 19.051 ve mücerred sayısı 9.314’dür.

XVI. yüzyılda Kızıklar’a ait ancak bir oymağa rastlanmıştır ki, bu da Haleb Türkmenleri arasında bulunmaktadır.

Kanunî devrine ait eski defterlerde bu Kızık oymağı biri 162, diğeri de 16 vergi evi olan iki kola ayrılmıştır. Oymağın nüfusu zamanla artmış ve H. 377/ M. 987 tarihinde 667 vergi nüfusuna, yani 468 evli ve 232 mücerrede yükselmiştir. Nüfusu gittikçe artmaya devam eden bu Kızık oymağının mühim bir kısmı XVII. yüzyılda Antep bölgesinde yerleşmiş ve yerleşen bu kısım “Oturak-Kızık” adı ile anılmıştır. Oturak-Kızıklar, Sultan İbrâhim Han (H. 16 Şevval 1049/ M. 9 Şubat 1640 – H. 18 Recep 1058/ M. 8 Ağustos 1648) devrinde Antep bölgesindeki Oğurca, Damlaluca, Çay-Kuyu, Sakal, Kara-Dinek, Yalan-Kaz, Üç-Kilise ve Taşlıca adlı köyler ile Antep şehrinde ve yine Antep’e bağlı diğer bazı köy ve kasabalarda yaşıyorlardı.

Bunlardan başka Mihmadlu ve Boz-Atlu obalarının da Kızıklar’a ait olduğunu bilinmektedir. Oturak-Kızıklar’m yerleşmiş oldukları yerler XIX. yüzyılın sonlarına kadar kendi adları ile anılan idarî bir yöre (nâhiye) halinde kalmıştır. Bugün onların yerleştikleri köylerin birçoğu eski adları ile mevcudiyetini muhafaza etmektedir.

Sultan İbrâhim Hân devrinde Kızıklar’ın yerleşik hayata geçmemiş olanları Göçer-Kızık adını taşımakta ve 149 vergi nüfusuna sahip bulunmaktadır. Gerek Oturak-Kızıklar’ın, gerek Göçer-Kızıklar’ın H. 1101/ M. 1690 yılında Avusturya seferine çağırıldıklarını görüyoruz. Sefere çağırılan Oturak-Kızıklar’ın başında Kara -Kethüda oğlu Bekir Beğ, Göçer-Kızıklar’ın ise Hacı Zekeriyya oğlu Assâf Beğ ve Kızık Mehmed Oğlu gibi beğler bulunuyorlardı.

XVIII. yüzyıla ait vesikalarda Kızıklar Pehlivanlular’ın başında bulunduğu Haremeynuş-şerifeyn aşiretlerinden biri olarak zikredilmektedir. Bunlar Göçer-Kızıklar idi.

Yine Kızıklar’dan bir kolun XVII. yüzyıl başlarında Orta-Anadolu’ya, geldiği anlaşılmakta ise de bunun âkibeti hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.

XVI. asırda Kızıklar’ın bir kolu da Dimşak (Şam) bölgesinde yaşamakta idi. Kanunî devrinde (H. 17 Şevval 926/ M. 30 Eylül 1520- H. 21 Safer 974/ M. 7 Eylül 1566) bu Kızık kolu 66 vergi hânesi olarak gösterilmiştir.

Karye-i Kızık; H. 888/ M. 1483 yılı Karaman Vilâyeti’nde vâkıfların kaydedildiği Murâd Çelebi Defteri’nde (İstanbul Taksim Atatürk Kitaplığı, Muallim Cevdet Yazmaları, nr. O. 116/1); şu şekilde geçmektedir:

“Evkâf-ı Nefs-i Lârende ma’a Nevâhi

202- Vâkf-ı Ecza’-i Nûreddîn Emre ber muceb-i vâkfiyye-i şer’îyye ve şuhud muvafık-ı mazmunha be ma’rifet-i kadı mezkûr kendi ruhuçün cüz okunmağa vâkf eylemiş; “der karye-i Çiftlik ve karye-i Kızık zeminha hâsıl-ı öşr 200 (49b).”.

Kızık, H. 906/ M. 1500 yılında Lârende Nâhiyesi’ne tabi karyeler arasında yer alıyordu (BOA., TD., nr. 40, s. 971).

H. 924/ M. 1518 yılında 21 hânede 30 Müslüman neferden ibaretti. Karye; Kızık boyundan Kızık cemaatinin yurdu olduğu kayıtlıdır. Karyenin vergi hâsılı (geliri) 2.584 akçe idi (BOA., TD., nr. 63, s. 179). Aynı yıla ait diğer bir tahrîrde ise 9’ü mücerred olmak üzere toplam 31 Müslüman nefer kaydı bulunmaktadır (TD., nr. 455, s. 168).

H. 935/ M. 1529 yılında 22 hânede 34 Müslüman neferden müteşekkildi. Vergi hâsılı 3.532 akçe idi (BOA., İcmal Defteri (TD., nr. 387).

H. 948/ M. 1541 yılı Mufassal Tahrîr Defteri’nin (TD., nr. 415) 133. sayfasında “maa mezra-ı Kökezçiftlik” şeklinde geçmektedir.

Kökez/ Gögez; Şikârî’nin Karamannâmesi’nde (Zamanın Kahramanı Karamanîlerin Tarihi), bilgelikte, özveride, bahadırlıkta, Karaman beylerine omuzdaşlık eden kahramanın adıdır. Bu eserde; 39 kez geçen Gögez/ Kökez Hân/Bey, Karamanoğulları’nın en sadık ve gözü pek yardımcısı konumundadır. Ölünce yerini oğlu almıştır. Gögezoğlu/ Kökezoğlu Karamannâme’de 25 kez geçmektedir. Baba-oğul tipik Türk şövalyeleridir.

Ayrıca Karaman’a 19,2 km. uzaklıkta bulunan Paşabağı Köyü’de isim değişikliğinden önce Kökez/ Göves olarak anılmıştır.

XVI. asrın sonlarına doğru Tımar Ruznamçe Defteri’ne göre Karye-i Kızık; Karaman eyâleti, Konya sancağının, Lârende nâhiyesine tâbi’ idi.

H. 15 Cemâziye’l-âhir 984/ M. 9 Eylül 1576 tarihinde Karye-i Kızık’ın hâsılı 3.737 akçe olup, tımarı Alî’nin elindedir (RD., nr. 48, s. 58/2).

H. 992/ M. 1584 yılında 538 Müslüman neferden ibaretti. Vergi hâsılı 6.000 akçe idi (Kadastro Kuyud-ı Kadime Arşivi, Mufassal Tahrîr Defteri (TK., nr. 104) varak 159 b’de “maa mezkur çiftlik” olarak nitelenmiştir).

H. 1051/ M. 1642 yılı Mufassal Avârız Tahrîr Defteri Maliyeden Müdevver (MAD., nr. 3074) ve Millî Kütüphane Arşivi, Ankara, Karaman Şer’iyye Sicilleri’nde (278, 279, 280, 289, 291, 293 no.lu) Kızık Karyesi’ne rastlanmaktadır.

Arşiv kayıtlarında “Gödemân” olarak geçen “Güdümen Karyesi; TD., nr. 40, s. 959, sene H. 906/ M. 1500; TD., nr. 415, s. 1184, sene H. 948/ M. 1541; TK., nr. 113, vr. 218a, sene H. 992/ M. 1584; KŞS nr. 278, nr. 279, nr. 280, nr. 289, nr. 291, nr. 293.) yer almaktadır.

Ayrıca, Karaman’da Kâş Nâhiyesi’ne tabi’ “Dağ kızık” adındaki karye de Kızık boyundan Kızık cemaatinin yurdu olarak geçmektedir (Haliller/ Celiller, TD., nr. 415, s. 157, sene H. 948/ M. 1541;  TK., nr. 113, vr. 196a, sene H. 992/ M. 1584). GÜMÜŞÇÜ, bu köyü “Kınıköreni/Kınıkviran” ile lokalize etmiştir.

XVIII. yüzyılda Kızık’la ilgili karye kaydına rastlanmaması köyün tamamen dağıldığını göstermektedir. H. 29 Rebiyülahir 1177/ M. 6 Kasım 1763 tarihli 288 numaralı Karaman Kadı Sicili’nin 89/2 sayfasında Konya Sancağı içerisinde yer alan Karaman Kâzası’na bağlı 29 köy ismi içerisinde “Kızık” ismine rastlanmamaktadır.

H. 1256/ M. 1844 yılı Temettü’at defterinde Kızık Karyesi’ne rastlanmamakla birlikte Güdümen Çiftliği için “Sâhib-i Çiftlik Kamışzâde Abdülkadir Ağa sâkini Lârende, Hoca Hassı tîmârı olub, Voyvadalar tarafından ta’şir oluna geldiği ve ba’zı şürekası dahî bulunduğu” ifadesi kullanılmıştır (BOA., ML., VRD., TMT., nr. 10442, s. 278-280).

Köy, günümüzde Sazlıyaka (Güdümen) Köyü ile karıştırılmaktadır.

Karaman ve çevresi Türkmenlerinin tarih ve kültürünü araştıran Osman ÜLKÜMEN, köyün asıl adının “Yeni Güdümen” olduğunu ve 3 km mesafedeki Sazlıyaka (Güdümen) Köyü’nden taşınanlar tarafından kurulduğu söylemektedir.

ÜLKÜMEN, köyün eskilerinin dilinde Güdümen Köyü’nden “eski köy” olarak bahsetmelerini, cedlerinin oradan taşındıklarının delili saymıştır.

Ayrıca köy halkının Keller, Bozlar ve Araplar olmak üzere üç cemaatten oluştuğunu kaydetmektedir.

R. 1312/ M. 1897 yılı 323 numaralı (Ömer-oğlu Mehmed ve Kör Hâcı, Amber-oğlu Mehmed ve Hâcı Seyyid-oğlu Osmân, Âbide bint-i Dağlı Abdullâh, Kerîm oğlu Deli Mehmed) ve R. 1320/ M. 1905 yılı 319 numaralı (Hâcı Ali bin Mehmed, Âyşe bint-i Mustafâ, Âyşe Tûtî bint-i Velî, Emine bint-i Sâlih, Emine bint-i Yûsuf, Âyşe bint-i Abdullâh, Havva bint-i Ârif, Âyşe bint-i İsmâ’îl, Emine bint-i Yûsuf, Emine bint-i Muhsin, Mehmed Ali bin İsmâ’îl, Emine bint-i Mehmed, Şerîfe bint-i Abdullâh, Meryem bint-i Mehmed, Emine bint-i Ârif) Karaman Şer’iyye Sicilleri’nde Kızık Karyesi’nden isimlere rastlanmaktadır.

H. 1313/ M. 1908 yılı Şubat ayında Karaman kazâsının bazı köyleri hayvânlarında uyuz hastalığı ortaya çıkmıştır. Bu hastalığı muâyene ederek fennî tedbirlere başvurmak üzere vali tarafından vilâyet baytar müfettişi İbrâhim Efendi Karaman’a gönderilmiştir. Baytar müfettişi Konya’ya dönüşünde uyuz hastalığı ile ilgili olarak valiye bir rapor vermiştir.

Raporda kazâ merkezine civâr Kızık, Aşiran, Sıdırva, Cinason ve eski Güdümen köyleri hayvânları arasında kısraklar  ile tayların ekserisinde cereb (uyuz) hastalığı olduğunun anlaşıldığı, hastalığın ismi bu köyler civârında bulunan merâda yaz günlerinde toplanılan sürüde zuhûr ederek kış mevsiminde etkisini gösterdiğini belirten İbrâhim Efendi, kışın tekrar başlamak üzere yazın etkisini yitiren uyuz hastalığının ciddi bir tedavisi yapılmadığı takdirde kışın yine ortaya çıkacağını ahâliye anlattığını, ayrıca hastalıklı hayvânların ayrı ahırlara koydurularak, bir arada bulundurulmadığını ve tedavisi hakkında halka gerekli bilginin verildiğini belirtmiştir.

Müfettiş, köy ahâlisine bu hastalığın tedâvisi ile ilgili reçeteleri bırakarak, tek tek yapılması gereken işlemi de göstermiş ve her köyde ayrı merâlar tayini ile tedâvi neticesinde olumlu sonuç alınmasını sağlamıştır.

İbrâhim Efendi’nin uyuz hastalığı ile ilgili olarak ahâliyi tarif ettiği tedâvi yöntemi ise şu şekildedir: “Esâsen hevâmm-ı cerebîyi (uyuz hastalığı böceği) öldürmek lâzımdır. Hastalıklı hayvânlar güzelce sabunla fırça ile yıkandıktan sonra benzin, petrol, tütün hangisi olur ise olsun birisi su ile kaynatılarak bu su ile bir kilo hâmız-ı arseniki, on kilo kibrîyyet hadîd (demir) yüz kilo su içerisinde eritildikten sonra hayvânların uyuz olan yerlerini dökülecektir.”

Vilâyet gazetesi yönetimi, gazetelerin köylere varıncaya kadar gittiğini belirterek böyle bir illet ve hastalığın hayvânlarda görülür görülmez yukarıdaki fennî tarife göre tedâviye girişilmesini istemiştir (Konya Vilâyet Gazetesi, nr. 1855, s. 1-2, sene R. 5 Şubat 1323/ M. 18 Şubat 1908).

R. 1338/ M. 1922’de Konya Vilâyeti Sıhhiye Müdürü Dr. Nazmi Azmi Bey (SELCEN soyadını almıştır, R. 1303/ M. 1887, Arapgir, Malatya-1945, İstanbul) tarafından kaleme alınan “Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimâî Coğrafyası (Konya Vilâyeti)” kitapta; Suğla civarında Oruncuk-Kızık köprüsünden bahsedilmektedir.

Nazmi Bey, Karaman’ın kuzeydoğu yönünde 30 dönüm genişliğindeki Suğla bataklığına dikkat çekmiş, “Suğla bataklığının yarattığı tehlike ve içilen içme suyu özelliklerinden dolayı, kasaba ile civar köylerde malarya, verem, tifo, bağırsak iltihabı ve dizanteri, göz tabakası iltihabı gibi hastalıklar sık görülmektedir.” demektedir.

Sapancalı Muallim H. Hüseyin Bey (R. 1309/ M. 1893, Sapancalı, Sakarya-1958, ?), R. 1338/ M. 1922 yılında kaleme aldığı “Karaman Ahval-i İçtimâiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi” isimli kitabında, Merkez kazâya tabi’ Kızık Köyü’nün Karaman’a mesafesinin 3 saat olduğunu kaydetmiştir.

1928 yılında eski Türkçe alfabe ile yayınlanan “Son Teşkilat-ı Mülkîye’de Köylerimizin Adları” isimli kitapta Kızık; Konya Vilayeti, Karaman Kazası, Merkez Nâhiyesi köyleri arasında zikredilmiş ve eski Türkçe harfler ile ” قزيق”, Lâtin harfleriyle “Kizik” şeklinde ifade edilmiştir.

Köy, Konya ili, Karaman İlçesi, Merkez Bucağı’na bağlı iken, 15 Haziran 1989 tarihinde kabul edilen “3578 sayılı 4 il ve 5 ilçe Kurulması Hakkında Kanun” ile Karaman İli, Merkez İlçesi, Merkez Bucağı’na bağlanmıştır (21 Haziran 1989 tarihli ve 20202 sayılı Resmî Gazete).

İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 1968 yılında yayınlanan “Köylerimiz (1 Mart 1968 gününe kadar)” isimli kitapta; “Kızık” adında 16 köy (Afyon Sandıklı Merkez, Amasya Gümüşhacıköy Saraycık, Ankara Çubuk Akyurt (eski adı Ravlıkızığı), Ankara Kızılcahamam Çeltikçi, Balıkesir Manyas Merkez, Bolu Seben Merkez, Kayseri Merkez Güneşli, Kayseri Develi Merkez, Konya Karaman Merkez, Kütahya Merkez Köprüören, Kütahya Emet Örencik, Malatya Arguvan Merkez, Maraş Andırın Merkez, Sivas Zara Şerefiye, Tokat Merkez Çamlıbel, Tunceli Ovacık Yeşilyazı) bulunmaktadır.

Ayrıca; “Kızık Hamurkesen” (Gaziantep Merkez Merkez); “Kızıklı” (Balıkesir Burhaniye Merkez ve Çorum Alaca Merkez); “Küçük Kızık” (Sinop Gerze Dikmen); “Büyük Kızık” (Sinop Gerze Dikmen); “Cumalıkızık” (Bursa Merkez Merkez); “Değirmenlikızık” (Bursa Merkez Merkez); Fidyekızık (Bursa Merkez Merkez); “Hamamlıkızık” (Bursa Merkez Gürsu); Karkınkızıközü” (Kırşehir Kaman Merkez) adında köy adları bulunmaktadır.

Gaziantep Merkeze bağlı eski adı “Karadinkkızık” olan köyün adı “Övündük” olarak değiştirilmiştir.

Bugün mülkî idare bölümü olarak Amasya Gümüşhacıköy, Bolu Seben, Kütahya Merkez, Sivas Zara, Tokat Merkez, Tunceli Ovacık, Afyonkarahisar Sandıklı ve Kütahya Çavdarhisar’daki köylerin adı “Kızık”tır.

Ankara Kızılcahamam İlçe Merkezi, Balıkesir Manyas İlçe Merkezi, Kayseri Develi-İlçe Merkezi, Malatya Arguvan İlçe Merkezi, Kahramanmaraş Andırın İlçe Merkezi ve Ankara Akyurt İlçe Merkezi’ndeki mahallelerin adı “Kızık”tır.

Adıyaman Gerger Burçaklı, Giresun Şebinkarahisar Bayhasan, Bolu Kıbrıscık Sarıkaya, Karabük Ovacık Boduroğlu ve Çankırı Orta Yenice’deki bağlıların adı “Kızık”tır.

Osmanlı Padişahlarından III. Murâd Han (H. 29 Ramazan 981/ M. 22 Aralık 1574- H. 5 Cemazeyilevvel 1003/ M. 16 Ocak 1595) çağında Karaman ve yöresi köylerinin nüfusunun saptandığı deftere göre; Kızık’ın nüfusu, 62’dir.

R. 1320/ M. 1904 genel nüfus yazımı defterinde 56 hânede 263 olarak tespit edilmiştir.

Sapancalı Muallim H. Hüseyin Bey, R. 1338/ M. 1922 yılında köyün nüfusunu 41 hâne ve 155 kişi olarak kaydetmiştir.

R. 1341/ M. 1925 yılında yapılacak mebus (milletvekili) seçimi için hazırlanan nüfus defterine göre 228 kişidir.

Köy; 1935’de 244, 1940’da 306, 1945’de 287, 1950’de 344, 1955’de 379, 1960’da 388, 1965’de 466, 1970’de 438, 1975’de 467, 1980’de 478, 1985’de 429, 1990’da 396 ve 2000’de 387 kişi olarak sayılmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2007 yılında geçilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne (ADNKS) göre köyün nüfusu 322 kişidir.

2008’de 326, 2009’da 308, 2010’da 321, 2011’de 301, 2012’de 305, 2013’de 293, 2014’de 295, 2015’de 288, 2016’da 279, 2017’de 280, 2018’de 283 ve 2019’da 277 kişi olarak tespit edilmiştir.

Köydeki sülâleler ve aldıkları soyadları; Anamadiyenler (Aksoy), Andıklar (Aladağ’dan gelmişler, Çetin, Kuzucu), Araplar (Dağlı, Doğan, Birel, Birol, Şen), Bozlaklar (Coşkun), Bozlar (Öz), Çakarlar (Çakar), Hacıçavuşlar ( Arıcı, Başaran, Gökçe), Hacıhasanlar (Baş), Keller (Boz, Doğru, Mangal, Şahin), Memişler (Arısoy), Sofular (Güneş, Güzel), Şükrüler (Çelik) ve Yörükler’dir (Alanya’dan gelmişler, Yürük).

203 seçmeni olan Kızık Köyü’nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde 187 seçmen 1378 numaralı sandıkta oy kullanmıştır. Kullanılan oyların tamamı geçerli sayılmıştır.

Kızıklılar; 117 oyla en fazla AK Parti’yi tercih etmişlerdir. MHP 36 oy ve CHP 15 oy almıştır. HDP’ye ise 14 çıkmıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halk oylaması (referandum) sonuçlarına göre; Kızık Köyü’nde %63,16 oranında “evet” ve %36,84 oranında “hayır” çıkmıştır.

Köy muhtarı, Şeref YILMAZ’dır (irtibat numarası: 0535 571 23 39).

Köyün azaları; Hacı Ali DOĞRU, Hasan YÜRÜK, Celalettin TERLEMEZ ve Sinan BAŞ’tır.

Köyün eski muhtarları; Hüseyin KUZUCU (2003-2019), Doğan ŞAHİN (1994-2003), Tahsin YILMAZ (1984-1994), Zühtü DOĞAN (1977-1984), Hıdır ŞAHİN (1971-1977), Mustafa GÜNEŞ (1968-1970), Ramazan ŞAHİN (1963), Muammer ŞAHİN (1959-1960), Muhsin DAĞLI (1956-1958), Recep YILMAZ (1956), Rıza YAVUZ (1954-1955), Hasan KÜÇÜKBAŞ (1954), Şevket ÖZ (1954), Mehmet DOĞRU (1952-1954), H. Ali DOĞRU (1951), Mehmet DOĞAN (1950-1951), İbrahim ŞAHİN (1948) ve Recep YILMAZ’dır (1947-1948).

Köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Dane mısır başta olmak üzere buğday, şekerpancarı, kuru fasulye, elma, arpa, silajlık mısır, çerezlik ayçiçeği ve yonca yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Köyde 137 adet büyükbaş hayvan varlığı ile 2.059 adet koyun ve 172 adet keçi olmak üzere toplam 2.231 adet küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır.

Köyde 06.06.2009 tarihinde 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında 23.736 dekar alanda toplulaştırma başarıyla tamamlanmıştır. Ayrıca tarla içi geliştirme hizmetleri de uygulanmıştır.

Köyün kadastrosu 22 Aralık 1964 tarihinde kesinleşmiştir. Köyün orman varlığı bulunmamaktadır.

Köyün mevkiileri; Armutyer, Armutlu, Armutluyer, Beyköy, Davulcu Gölü, Karagöl, Kaya Gölü, Kayaönü, Kayagülüsaçlıca, Kılbasan Yolu, Kır, Kızıkağılcivarı, Köyiçi, Köycivarı, Köyönü, Köyyanı ve Küçükgöl’dür.

1971 yılında yapılan ilkokulun 3 derslik ve 2 lojmanı bulunmaktadır. Lojmanlar yıkılmış olup, köyün çocukları 1.000 m2lik alana sahip olan kargir okulda (1 anasınıfı ve 2 derslik) eğitim öğretime devam edilnektedir. Köyün çocukları ortaokul için Karaman merkezde bulunan Yavuz Sultan Selim Ortaokulu’na taşınmaktadır.

Köy tüzel kişiliğine ait; kargir okul, ilkokul arsası, câmii yeri, kerpiç oda, arsa, spor alanı, park ve yeşil alan bulunmaktadır.

Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup, köy içi yolları parke döşenmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Yusuf Halaçoğlu, Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Ankara 2009, c. I, XVI, XVII, XXIX; c. III, s. 1443; Mehmet Akif Erdoğru, “Murâd Çelebi Defteri: 1483 Yılında Karaman Vilâyetinde Vakıflar-II”, Tarih İncelemeleri Dergisi, c. XVIII, S. 2, Aralık 2003,  s. 123; Alâaddin Aköz, XVI. Asırda Lârende Kazâsı Hakkında, Osmanlı Araştırmaları XIII, İstanbul 1993, s. 113, 123; Faruk Sümer, Boz-Oklu Oğuz Boylarına Dâir, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, c. XI, sy. 1, Ankara, 1953, s. 73, 75, 76, 94, 95; Fatma Keser, Konya Vilâyet Gazetesi’ne Göre II. Meşrutiyet Başlarında Konya Sancağı, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2008, s. 242, 243; Faruk Sümer Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilâtı-Destanları, Ankara 1972, s. 176, 202, 203, 207, 212, 295, 296; Ahmed Refik, Anadolu’da Türk Aşiretleri, İstanbul 1930, s. 83, 68, 203; Alaattin Aköz, 319 Numaralı Karaman Şer’iyye Sicili 1905-1906 (R. 1320-1322), Konya 2012, s. 100, 101, 216, 268; Alaattin Aköz, 323 Numaralı Karaman Şer’iyye Sicili 1997-1901 (R. 1312-1317), Konya 2012, s. 58, 61, 89, 91, 101, 106, 107, 108, 113, 122, 124, 143, 155, 157, 162; Suat Yıldız, (H. 984) 1576-1577 Tarihli Timar Ruznamçe Defterine Göre Karaman Eyaleti, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2010, s. 157, 271; Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimizin Adları, Dahiliye Vekâleti, İstanbul 1928, s. 853; Osman Gümüşçü, XVI. Yüzyıl Larende (Karaman) Kazası’nda Yerleşme ve Nüfus, Ankara 2001, s. s. 52, 62, 114, 190; Durmuş Ali Gülcan, Karaman Mahalle, Kasaba ve Köyleri Tarihçesi, Karaman 1989, s. 241-244; Osman Ülkümen, Karaman ve Çevresi Türkmenleri Tarihi ve Kültürü, Karaman 2011, s. 50-51; Ahmet Gökhan Kaynakcı, XVII. Yüzyılın İlk Yarısında Lârende, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara-2007, s. 69; Abdullah Uysal, Necati Alodalı, Musa Demirci, Dünü, Bugünüyle Karaman Kültür-Tarih-Coğrafya, Konya 1992, s. 159; İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Köylerimiz (1 Mart 1968 gününe kadar), Ankara 1968, s. 111, 117, 170, 222, 265, 328, 357, 358, 397, 440, 692; Ahmet Cengiz, Karaman Tarihi (XVIII. Yüzyıl), Konya 2014, s. 128; Sapancalı Muallim H. Hüseyin Bey, Karaman Ahval-i İçtimâiyye Coğrafiyye ve Tarihiyyesi (1338 R./ 1341 H.), Yayınlayan: İbrahim Güler, Ankara 1993, s. 72; Nazmi Selcen, Türkiye’nin Sıhhi-i İctimâi Coğrafyası Konya Vilayeti, Yayına Hazırlayan ve Sadeleştiren: Mehmet Karayaman, Konya 2009, s. 80, 85, 86; Doğan Koçer, Karaman Temettü’ât Defterleri, Karaman 2007, c. I, s. 82, 241; Cengiz Topal, Karaman Kültür Envanteri, Konya 2007, s. 87, 93; https://biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=95&locale=tr erişim tarihi: 05.02.2016; http://karaman.gov.tr/il-mahalli-idareler-mudurlugu erişim tarihi: 19.02.2016; https://sonuc.ysk.gov.tr/module/ssps.jsf erişim tarihi: 07.02.2016;http://bucivar.com/karaman/merkez/kizik erişim tarihi: 10.12.2016.

Uğur ERKAN.