Kisecik

Karaman merkeze bağlı bir ara belde olan köy.

Karadağ’ın batısında yer alan köy daha önceleri yayla olarak kullanılan yörede H. 1304/ M. 1887 yılında kurulmuştur.

37° 23′ 12,2094” kuzey ve 33° 0′ 45,2736” doğu koordinatlarında yer alan köy, Karaman ile Konya-Çumra ilçesine aynı uzaklıktadır (35 km).

Köyün bulunduğu yerin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 1.047 m’dir.

Konya-Çumra-Arıkören, Kâzımkarabekir-Sinci, İslihisar, Demiryurt (Mandason), Eminler, Üçkuyu (Değle), Ortaoba ve Kaşoba köyleriyle komşudur.

Kisecik’in merkezine 8 km mesafeden daha yakın 4 köy bulunmaktadır. İslihisar 2,54 km, Kaşoba 4,22 km, Demiryurt 6,7 km ve Ortaoba 6,86 km’dir.

Köyün tarihi çok eskiye dayanmaktadır.

Çoban Ali (Körağıl) Höyük I-II (Tescil ve Karar No: 10.04.1996-2509); volkanik kökenli Karadağ’ın batısında, köyün yaklaşık 1.000 m güneybatısında yer almaktadır. İngiliz arkeolog Trevor WATKİNS başkanlığında 1994 yılında yapılan Çatalhöyük yöresi yüzey araştırmasında tespit edilmiştir.

Höyük yan yana iki alçak tepeden oluşmaktadır. WATKİNS esasen höyüğün aslında tek bir höyük olduğunu, sel erozyonu ile ayrılarak iki tepe haline geldiğini belirten araştırmacı tepelere Çoban Ali Höyük I ve II adlarını vermiştir.

Yüzeyde bol miktarda İlk Tunç Çağı çanak çömlek parçası bulunmuştur. İlk Tunç Çağı’ndan daha sonraki dönemlere tarihlenebilecek buluntuya rastlanmamıştır. İlk Tunç Çağı altından gelen Neolitik Çağa ait çanak çömlekler ve bir figürün parçası araştırmacı tarafından M.Ö. 6 Bin dolaylarına, Çatalhöyük ile çağdaş bir döneme tarihlendirilmektedir. Bu buluntular Mersin Yümüktepe ve Sakçagözü Coba Höyüğün erken tabakaları ile ilişkiler kurulabilecek özelliğe sahiptir.

Şu an tepelerden biri ekili durumdadır; diğerinin tepesine yaklaşık on sene önce Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kuyu açılmış ancak su bulunamamıştır.

Karaman’ın mahalle, kasaba ve köylerinin tarihçesini araştıran ve bunu kitabında yayınlayan Durmuş Ali GÜLCAN (R. 1319/ M. 1904, Karaman-1996 Karaman), Karadağ’ın eteklerinde kurulmuş olan bu köyün bulunduğu yerde ya da yakınında, bulunan küçük bir kiliseden dolayı “Kilsecik” denildiğini iddia etmiştir.

GÜLCAN, köyün doğusunda ve iki-üç kilometre uzaklıkta Oymak Ağaçlar yöresinde tarihi Bizans örenlerine sık sık rastlanıldığı kaydetmektedir, Köyün bulunduğu yerlerde de Hristiyanlık çağı mezarları pek çoktur.

Köyün bulunduğu yerde, bazı evlerin yapımı sırasında, temel kazılarında İslam-Türk, yapısı evlerin kalıntılarına rastlandığını ifade eden GÜLCAN, bunların varlığından XIV. ve XVIII. asırlar arasında bir Türk köyü olduğu yargısına varmaktadır.

Fatih Sultan Mehmed Han adına Gedik Ahmed Paşa’nın sadrazamlığı zamanında H. 881/ M. 1476 yılında tahrir emîni Müslih-id-din tarafından hazırlanan ve Hattât Kâtib Kasım tarafından yazılan defterde Lârende vakıflarının arasında “Mandasun Vakfı”nın kaydı bulunmaktadır (49. sıra). Bu vakıf kaydının üstüne “mensuh” yazılmış ve “Lârende’nin Kilisecik Köyü’nden geliri vardır” notu düşülmüştür.

XVI. asrın sonlarına doğru Tımar Ruznamçe Defteri’ne göre Karye-i Kilisecik; Karaman eyâleti, Konya sancağının, Lârende nâhiyesine tâbi’ idi.

H. 25 Rebi‘u’l-evvel 984/ M. 22 Haziran 1576 tarihinde Karye-i Kilisecik’in hâsılı 1.154 akçe olup, tımarı Dergâh-ı ‘âlî çavuşlarından Mustafâ Çavuş-oğlu Mehmed’in elindedir (RD., nr. 48, s. 31/3).

H. 11 Rebi‘u’l-âhir 984/ M. 8 Temmuz 1576 tarihinde Karye-i Kilisecik’in hâsılı 1.154 akçe olup, tımarı Kadı-oğlu Pîr Ahmed’in elindedir (RD., nr. 48, s. 42/1).

H. 29 Cemâziye’l-ûlâ 984/ M. 24 Ağustos 1576 tarihinde Karye-i Kilisecik’in hâsılı 1.154 akçe olup, tımarı Mustafâ’nın elindedir (RD., nr. 48, s. 68/2).

H. 20 Ramazân 984/ M. 11 Aralık 1576 tarihinde Karye-i Kilisecik’in hâsılı 1.154 akçe olup, ze’âmeti Şâhvirdi’nin elindedir (RD., nr. 48, s. 90/1).

Kisecik Köyü’nü oluşturan Sarı Keçili Aşireti Yörükleri ilk kez H. 1304/ M. 1887 yılında köye zorunlu olarak iskân edilmişlerdir. Bu aşiret her ne kadar yerleşik hayata geçmemişse de nüfus kayıtları “Konya-Hatûnsaray Nâhiyesi, Kisecik Karyesi H. 1304/ M. 1887 Nüfus Ceridesi” olarak tutulmuştur. Daha sonra Seydişehir’ in ilçe olması nedeniyle oraya bağlanmıştır.

Kayıtları tutulmasına rağmen bu aşiretin üyeleri göçebeliğe devam etmiştir. İlk kümeleşme Sarı Keçili Aşireti’ne mensup Şıhoğulları’ndan asker emeklisi Veli’nin bu gün Kisecik Köyü’nün güneyinde “Han Yıkığı” olarak adlandırılan ve eski kervan yolu sonradan “Kamyon Yolu” olarak bilinen yol üzerindeki zâviyenin çevresinde olmuştur. “Şeyh Veli” namıyla anılan zâviyedarın çevresinde oluşan grubu Süleymanhacı Köyü ve Kâzımkarabekir Kasabası’nın baskısından korumuş, onlara hukuki önderlik yapmış, Karadağ’daki otlak kirasının elli yılı aşkın süredir ödenmesine dayanılarak Konya’da yapılan hak arama mücadelesi sonucu bu grubun burada yerleşmesini sağlamıştır. Bu gün Şeyh Veli’nin mezarı Kisecik Mezarlığı ortasında “Dede Mezarı” olarak bulunmakta, çevrede “Aydaş Tekkesi” olarak tanınmaktadır (Aydaş: Yürümesi geciken çocukların rahatsızlığıdır.).

Buraya ilk gelen obalar (sülâleler) Kulalar, Tapramazlar, Elifoğulları, Şıhoğulları, Bektaşoğulları, Davutoğulları, Curahaliller ve Mecellilerdir. Konya’da elde edilen yasal dayanak bu grubun çoğalarak köy olmasını sağlamıştır. Köye ilk muhtar olarak da Davutoğulları’ndan Sarı Ahmed-oğlu Hüseyin atanır.

GÜLCAN, Şeyhülislâmlık’tan alınan Cuma namazı kılınma fetvasında buranın adının “Keskincik Öreni” olarak yazıldığını kaydetmektedir.

XIX. asrın sonlarında Sarıkeçili Yörükleri, Karadağ bölgesinde iskân edilen Muhacirlerle nizalı bir duruma düşmüşlerdir. H. 19 Cemaziyelâhir 1307/ 10 Şubat 1890 tarihinde Dahiliye Nezâreti Konya Vilâyeti’ne yazdığı bir yazıyla, önceki Karaman Kaymakamının vilâyetin emirleri hilâfına Muhacirleri Sarıkeçili aşiretine tahsis edilmiş olan Karadağ’ın batı yamacındaki Hatûnsaray nahiyesine bağlı Kisecik mahalli civarına yerleştirilmiş, aşiretin Muhacirlerin saldırı ve tecavüzlerinden dolayı vilâyete sürekli olarak şikâyette bulunmuşlardır. Olayın araştırılması ve gerekenin yapılması için mahalline memur gönderilmesine karar verildiği halde halen bu kişilerin olay yerine gidip inceleme yapılmaması, o arada Muhacirlerin tecavüzlerini daha da arttırdığına dair Nezarete birçok imzalı şikâyet gelmiştir, bu nedenle vilâyet gereğinin yapılmasını istemiştir (BOA., DH., MKT., 1697/18).

Nezaret’in istediği konu sonuçlandırılmamış olmalı ki, ilk yazıdan iki yıl sonra, H. 27 Cemaziyülâhir 1309/ M. 28 Ocak 1892 tarihinde bu kez Dahiliye Muhâcirîn Komisyonu başkanlığına bir yazı daha yazmıştır. Söz konusu Rumeli Muhacirleri H. 1303/ M. 1886 yılında Konya vilâyetine 23 hâne olarak gelmiş, bu haneler Karaman kaymakamlığınca aşirete ait topraklara yerleştirilmiş, ancak burası Sarıkeçililere ait olduğundan vilâyetçe bu Muhacirlerin buradan çıkarılıp çevredeki harabe halindeki başka köylüklere yerleştirilmesi istenmiş, ancak bütün bu yazışmalara rağmen Kaymakamlık bunun gereğini yerine getirmediği gibi gelen başka Muhacir hanelerini de buraya yerleştirmeye devam etmiştir. Bundan sonra iki taraf arasındaki ihtilâfı halletmek ve iki tarafın arazileri arasındaki sınırı belirlemek amacıyla ilgili memurlar bir rapor düzenlemiş, bu raporda Muhacirlerin “haksız olduğu” belirtilmiş ve bütün Muhacir hânelerinin yakındaki Yağmurlu Köyü’nde yaptırılacak evlere yerleştirilmesi teklif edilmiştir. Ayrıca raporda Yağmurlu Köyü’nde bir câmii ve okul inşa edilmesi de öngörülmektedir.

Bütün bunlara karşılık Muhacirler Karaman’daki bazı nüfuzlu kişilerin de teşvikiyle cesaretlenerek Kisecik’ten çıkmayacaklarını bildirmişler; bunun üzerine Muhacirlerin buradan ancak zor kullanılarak çıkarılabileceği, ne var ki bu durumda da gerek askerden gerekse Muhacirlerden zayiat verileceği, Muhacirler burada bırakılırsa da Sarıkeçililer ile Muhacirler arasında niza çıkacağı öngörüldüğünden Muhacirlerin imâmıyla sulh yoluyla görüşülerek bu grup arasında niza çıkaran üç kişinin ayrılıp başka yere yerleştirilmesinin sağlanmasına, diğerlerinin de Yağmurlu Köyü’ne nakledilerek aşiret arazisinde yaptıkları evlerin yıkılmasından başka çare olmadığına karar verilmiştir. Bundan sonrası ise komisyonun mütalaasına bırakılmıştır (BOA., DH., MKT., 1916/46).

Bu yazıdan on sekiz gün sonra, H. 16 Receb 1309/ 15 Şubat 1892 tarihinde bu kez vilâyete yazılan yazıda bu teklif komisyonca da uygun bulunmuş ve gereğinin yapılması istenmiştir (BOA., DH., MKT., 1923/8).

H. 18 Rebiülevvel 1310/ M. 10 Ekim 1892 tarihinde Konya vilâyetine gönderilen Nezâret yazısında; işin tatlıya bağlandığı, fesat çıkaran imam ile yandaşlarının buradan çıkarılarak Sarıkeçililerin geri kalan Muhacirlerin geçimini sağlayacak kadar araziyi ve otlağı onlara terk ettiği, Eskihisar (İslihisar) adlı mahallin muhacirlere tahsis edilmiş bir “mahalle” haline getirilerek Kisecik’e bağlandığı belirtilmektedir (BOA., DH., MKT., 2009/51).

Köy önceleri idarî bakımdan Konya Vilâyeti, Hatûnsaray Nâhiyesi’ne tabi idi. Seydişehir’in kazâ hüviyetini alması ile bu kazâya bağlanmıştır.

Seydişehir Kazâsı’na bağlı olan köy, 26 Haziran 1926 tarihinde kabul edilen 877 sayılı Kanunla Çumra, Konya Vilâyeti’ne merbut kazâ merkezi haline getirilince buraya bağlanmıştır (30 Mayıs 1926 tarihli ve 404 sayılı Resmî Gazete).

1928 yılında eski Türkçe alfabe ile yayınlanan “Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimizin Adları” isimli kitapta Kisecik Köyü; Konya Vilâyeti, Çumra Kazâsı, Merkez Nâhiyesi köyleri arasında zikredilmiş ve eski Türkçe harfler ile “كيسه جك”, Lâtin harfleriyle “Kissédjique” şeklinde ifade edilmiştir.

Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, Konya Vilayeti’nin Çumra Kazası’na merbut Kisecik ve İslihisar köylerinin mezkur vilâyetin Karaman Kazâsı’na mülhak Kılbasan Nâhiyesi’ne ilhakına dair tanzim olunan kararname ve esbab-ı mucibe layihasını 9 Mart 1930 tarihinde Başvekâlet’e göndermiştir. Bu kararnamenin esbab-ı mucibesi aşağıda olduğu gibidir.

“Konya Vilâyeti’nin Çumra Kazâsı’na merbut Kisecik ve İslihisar köyleri mezkur vilâyetin Karaman Kazâsı’na daha yakın olmak üzere dörder saat mesafede olmakla beraber coğrafi durumları ve iktisadî alakaları noktai nazarından Karaman Kazâsı’nın Kılbasan Nâhiyesi’ne rabt ve ilhak edildikleri takdirde gerek idare ve inzibat hususunda ve gerek halkın hükümete ait işlerinde sür’at ve kolaylık hasıl olacağı anlaşıldığından zikr olunan Vilâyet Umumi Meclisi ile İdare Heyeti’nin bu konuda uygun görülen mütalaaları üzere sözkonusu iki köyün Çumra Kazâsı’ndan alınıp Karaman Kazâsı Kılbasan Nâhiyesi’ne ilhakı uygun görülmüştür.”

Kararnâme ve esbab-ı mucibe layihası Başvekâlet’e ulaştıktan sonra Başvekâlet 17 Mart 1930 tarihinde bu evrakları Cumhurbaşkanlığı’na göndermiştir. Daha sonra Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Başvekil İsmet (İNÖNÜ) ve Dahiliye Vekili Şükrü (KAYA) 18 Mart 1930 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararnâmeyi kabul etmişlerdir.

Madde 1- Konya Vilâyeti’nin Çumra Kazâsı’na merbut Kisecik ve İslihisar köyleri mezkur kazâdan alınarak aynı vilâyetin Karaman Kazâsı’na mülhak Kılbasan Nâhiyesi’ne ilhak edilmiştir.
Madde 2-Bu kararname hükmünü icraya Dahiliye Vekili memurdur. (18 Mart 1930 tarihli ve 1448 sayılı Resmî Gazete)

Köy, 15 Haziran 1989 tarihinde kabul edilen 3578 sayılı 4 il ve 5 ilçe Kurulması Hakkında Kanun gereğince 19 köyle birlikte Kılbasan Bucağı’na bağlanmıştır (21 Haziran 1989 tarihli ve 20202 sayılı Resmî Gazete).

1990 yılı nüfus sayımından sonra 2.090’a ulaşan nüfusu ile 7 Kasım 1991’de 91/38892 sayılı karar ile belediyelik olmuştur (10 Kasım 1991 tarihli ve 21047 sayılı Resmî Gazete).

7 Haziran 1992 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimi ile belediye organları oluşturulmuştur.

Kisecik Belediyesi, 06/12/2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”la nüfusu 2.000’in altında kaldığından kapatılmıştır.

1992-2004 yıllarında Bayram Ali HORZUM (CHP), 2004-2012 yılları arasında Sebahattin AK (DYP-AK Parti) belediye başkanı olarak görev yapmıştır.

Belde, Atatürk, Cumhuriyet ve Ulupınar mahallelerinden oluşmaktaydı.

Ülkemizde Hatay Antakya İlçe Merkezi’nde bir mahalle ve Nevşehir Hacıbektaş’ta köyün adı “Kisecik”tir.

Adıyaman-Besni ve Çankırı-Korgun’daki köylerin, Mersin Çamlıyayla ve Konya Seydişehir ilçe merkezlerindeki mahallelerin, Kastamonu-Çatalzeytin-Çepni, Kastamonu-Doğanyurt-Küçüktepe ve Sinop-Ayancık-Babaçay’daki bağlıların adı “Kesecik”tir.

Ayrıca Gümüşhane Kürtün İlçe Merkezi’ndeki bağlının adı “Kiselice”dir. Hatay Altınözü İlçe Merkezi’ndeki mahallenin adı ise “Keskincik”tir.

Kisecik, “Kise” kelimesinin “-cik” küçültme eki almasıyla oluşmuştur. “Kise” kelimesinin anlamı; çok fakir, çok yoksul demektir.

“Kise” adı tarihte Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lûgat-it Türk’ünde ve Osmanlılar’da “Divan-ı Hümayun Mühimme Defteri”nde geçmektedir.

Ahmet Refik’in “Anadolu’da Türk Aşiretleri 966-1200” adlı kitabının 148. sayfasında aktardığı fermanda; bazı Yörük aşiretleri ile birlikte Osmanlı’ya asi geldiği için Kıbrıs’a sürülen Kiseoğlu Cemaati’nin gemi kaptanlarını esir edip öldürerek, H. 1051/ M. 1641 tarihinde gemiden kaçtıklarını, Anadolu’ ya dağılarak kendilerini gizledikleri belirtilmektedir. Bu gün cemaatten bazıları Afyon’un Bolvadin ilçesinde “Gemidelenler” sülalesi olarak yaşamaktadırlar.

Kise yerleşim adlarına daha çok Türkler’in göç yollarında rastlanmaktadır. Örneğin Macaristan’da “Kisescs” ve “Kisecs” yerleşim yerlerini adları Kisecik biçiminde seslendirilmektedir.

Kazakistan’ da Verkniye Kigi şehrine bağlı “Kiseik”, Türkmenistan’ın Uyan şehrine bağlı “Kiselek”, Makedonya’da Delvace şehrine bağlı “Kiselica”, Bulgaristan’da Donja Lejubata şehrine bağlı “Kiselitsa” yerleşim yerleri bulunmaktadır.

Eskişehir ve Ankara’da “Kisecik”, İstanbul’da ise “Kiseciklü” soyadlarına rastlanmaktadır.

Köy, H. 1314/ M. 1896 yılı Konya Vilâyeti Sâlnâmesi’nde (İl Yıllığı) 61 hâne ve 575 kişi olarak kayıtlıdır.

Köy; 1935’de 447, 1940’da 580, 1945’de 677, 1950’de 804, 1955’de 921, 1960’da 956, 1965’de 1.171, 1970’de 1.082, 1975’de 1.006, 1980’de 1.121, 1985’de 1.143, 1990’da 2.100 ve 2000’de 1.517 kişi olarak sayılmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2007 yılında geçilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne (ADNKS) göre köyün nüfusu 1.007 kişidir.

2008’de 904, 2009’da 850, 2010’da 813, 2011’de 759, 2012’de 732, 2013’de 710, 2014’de 672, 2015’de 656, 2016’da 668, 2017’de 638, 2018’de 627 ve 2019’da 602 kişi olarak tespit edilmiştir.

583 seçmeni olan Kisecik Köyü’nde 1 Kasım 2015 günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nde 518 seçmen 1381 ve 1382 numaralı sandıklarda oy kullanmıştır. 510 oy geçerli sayılırken, 8 oy geçersiz sayılmıştır.

Kisecikliler, 311 oyla en fazla CHP’yi tercih etmiştir. AK Parti 134 oy ve MHP 45 oy almıştır. HDP’ye ise 4 oy çıkmıştır.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişi öngören halk oylaması (referandum) sonuçlarına göre; Kisecik Köyü’nde %27,86 “evet” ve %72,14 oranında “hayır” çıkmıştır.

Köyün muhtarı; Musa KÜÇÜKTAŞ’tır (irtibat numarası; 0530 322 22 08).

Köyün azaları; Halil İbrahim ÇETİN, Nebi ŞAHİN, Bayram ÇOBAN ve Yılmaz AK’tır.

Köyün eski muhtarları; Bülent ÖZTÜRK (2014-2019),  (belediyelik olmadan önce); Talip UĞUR (1984-1992), Mehmet AK (1980-1981), Halil BOZ (1977-1979), Musa TARLACI (1973-1977), Mustafa BAYRAM (1963-1972), Mehmet HORZUM (1959), Yusuf HORZUM (1958-1959) ve Mehmet TAPRAMAZ’dır (1954).

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Köyde dane mısır başta olmak üzere,  tohumluk yağlık ayçiçeği, buğday, şekerpancarı, arpa, kuru fasulye, aspir, elma, üzüm, yonca, Macar fiği, yağlık ayçiçeği, silajlık mısır ve nohut yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Köyde 1.296,917 dekar alan nadasa bırakılmaktadır.

Köyün 161 adet büyükbaş; 3.428 adet koyun ve 449 adet keçi olmak üzere toplam 3.877 adet küçükbaş ve 414 adet arı kovanı varlığı bulunmaktadır.

Köyde mera ıslahı ve amenajmanı projesi yürütülmektedir.

Köyde İslihisar köyü ile birlikte tarımsal kalkınma kooperatifi bulunmaktadır. Söz konusu kooperatif, projeli hayvancılık kredisinden yararlanmıştır.

1971 yılında kurulan sulama kooperatifinin 397 ortağı bulunmaktadır ve 26.630 hektar alana sulama hizmeti götürülmektedir.

Köy, 2007 yılında 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu gereği uygulama alanı ilân edilmiştir. Arazi toplulaştırması 4.171,9 hektar alanda başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

Köyün arazi kadastrosu 30.05.1967 tarihinde kesinleşmiştir. Köyün orman varlığı bulunmamaktadır.

Köyün mevkiileri; Acıkuyu, Acılıöz, Akkuyu, Bahçelik, Baraka, Demiryolu, Gavurağılı, Keperen, Kıvırcık, Kıvrak, Köycivarı, Köyiçi, Pirinçözü, Salurkuyu, Sinciburnu, Tilkitepesi, Toptaş, Uzunmezar, Yarma, Yığınlar ve Yığıntaş’tır.

Köyde okul, 1945 yıllarında geçici binalarda eğitim öğretime başlamıştır. Okulun yapımına 1944´lü yıllarda başlanılmış olup 1946 yılında köylü-devlet işbirliği ile tamamlanmıştır. Eğitim öğretime yeni binada 1948 yılında başlanılmıştır. Okulun çatısı 1978 yılında çöktüğünden sökülerek yerine 1979 yılında betonarme çatı ikmal edilmiştir. 1990 yılına kadar aynı okulda eğitim-öğretime devam edilmiş olup, 1991 yılında okul bahçesine yeniden bir bina inşa edilmiştir.

İkinci bina ile eğitim-öğretime devam eden okul, Millî Eğitim Bakanlığı’nın emri ile 1991-1992 Eğitim-Öğretim yılından itibaren ilköğretim statüsüne kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren eski bina II. kademe ve yeni bina ise I. kademe olarak hizmet vermişlerdir.

1997 yılında yeni binaya ikinci kat yaptırılmış olup, 1997-1998 öğretim yılından itibaren I. ve II. kademe öğrencileri aynı çatı altında eğitime devam etmiştir. 2012 -2013 eğitim öğretim yılında 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte; eski okul binası ilkokul, yeni bina ortaokul olarak eğitim öğretime devam etmektedir.

Köydeki ilk ve orta okula Kâzımkarabekir-Karalgazi, Kaşoba, Ortaoba ve Süleymanhacı köylerinin çocukları taşınmaktadır.

Köyün içme suyu şebekesi vardır ama kanalizasyon şebekesi yoktur. Köyde Aile Sağlık merkezi bulunmaktadır. Köy yolu asfalt olup, köy içi yolları parke ile kaplanmıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

İbrahim Hakkı Konyalı, Âbideleri ve Kitâbeleri İle Karaman Tarihi (Ermenek ve Mut Âbideleri), İstanbul 1967, s. 102; Suavi Aydın, Murat Yağcı, Sarıkeçililerin “Eşkıyalığı” ve Konya Delibaş İsyanı Üzerine Değinmeler, Kebikeç  Dergisi, S. 35, İstanbul 2013, s. 64-66; Durmuş Ali Gülcan, Karaman Mahalle, Kasaba ve Köyleri Tarihçesi, Karaman 1989, s. 246-249; Suat Yıldız, (H.984) 1576-1577 Tarihli Timar Ruznamçe Defterine Göre Karaman Eyaleti (Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya 2010, s. 157, 247, 256, 275, 280; Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimizin Adları, Dahiliye Vekaleti, İstanbul 1928, s. 843; Mehmet Kurt, Eskiçağda Karaman, Ankara 2007, s. 77; Cengiz Topal, Karaman Kültür Envanteri, Karaman 2007, s. 15, 67; Abdullah Uysal, Necati Alodalı, Musa Demirci, Dünü, Bugünüyle Karaman Kültür-Tarih-Coğrafya, Konya 1992, s. 160; İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Köylerimiz (1 Mart 1968 gününe kadar), Ankara 1968, s. 347-348, 704; Musa Şaşmaz, Türkiye’nin İdari Taksimatı (1920-2013), Ankara 2014, c.8, 322; age c. 10, s. 178; biruni.tuik.gov.tr/medas/?kn=95&locale=tr erişim tarihi: 05.02.2016; karaman.gov.tr/il-mahalli-idareler-mudurlugu erişim tarihi: 19.02.2016; sonuc.ysk.gov.tr/module/ssps.jsf erişim tarihi: 07.02.2016; kisecikilkokulu.meb.k12.tr/…/kisecik-kasabasi-tarihcesi_259… erişim tarihi: 01.05.2016; kisecikilkokulu.meb.k12.tr/…/kisecik-ilkokulu-tarihcesi_268… erişim tarihi: 01.05.2016;  www.haritatr.com/kisecik-koyu-haritasi-mba93 erişim tarihi: 02.05.2016; www.yerelnet.org.tr/belediyeler/belediye.php… erişim tarihi: 02.05.2016; http://www.tayproject.org erişim tarihi: 02.05.2016.

Uğur ERKAN.