Efsaneleşmiş Alayın Karamanlıları
Erbâb-ı Kalem / 25 Nisan 2016

  57 nci Piyade Alayı, Çanakkale Savaşı’nın başlangıcı olan Anzak Çıkarması’nı durdurmak için 25 Nisan 1915 sabahı harekete geçmiş ve komutanından neferine bütün mevcudunu şehit vermiştir. Komutanlığını Yarbay Hüseyin Avni Bey’in yaptığı bu alayın subayları arasında Ermenekli Üstteğmen Hasan ile Karamanlı Teğmen Ahmet Tevfik yer alıyordu. Bu iki Karamanlı 11 nci ve 12 nci bölük komutanı olarak görev yapıyorlardı. Karamanlı 1891 doğumlu Mehmet oğlu Hüseyin (24) ve Seyit oğlu Battal (19) ile Ermenek’ten 1891 doğumlu Ahmet oğlu Ali (24) ile 1890 doğumlu Hüseyin oğlu Ahmet (25) şehadet şerbetini içiyor. 57 nci Piyade Alayı, dünya üzerinde en çok madalya sahibi olan alay olduğu için “dünyanın en kahraman alayı” olarak vasıflandırılmaktadır. Şehitlerimizin ruhları şâd olsun. Onları rahmetle ve minnetle anıyoruz.

‘Hacı Bayram’ı Bir Görmeliydiniz Beyim’
Erbâb-ı Kalem / 23 Nisan 2016

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmî açılış merasimine katılamayan Arif Bey, Ankara’ya 24 Nisan 1336’da (M. 24 Nisan 1920) ayak bastı. Bozkırın ortasında toz ve dumandan müteşekkil bu şehirde kutsal bir mücadelenin verilmesi, geleceğe ait ümitlerini filizlendiriyordu. Mihmandarının “Hacı Bayram Camii’ni bir görmeliydiniz beyim” diyen seslenişine kulak kabarttı. Ankara’ya ulaşabilen 127 mebus dâhil herkes camide toplanmıştı. Hutbede Halife Padişah hazretlerinin kurtulması ve saadetleri için dualar edilmişti. Törene katılmış olanların geçeceği yolun iki tarafına halk ve asker sıralanmıştı. En önde yeşil örtülü bir rahlenin üstüne konulmuş olan Kur’ân-ı Kerîm’i ve özel muhafazasında Lihye-i Saadet’i (Hz. Peygamber’in (sas) sakal-ı şerif’i) başının üstünde taşıyan bir kişi ardında yavaş yavaş yürüyen ve her yaştan insandan oluşan merasim alayı, tekbir getire getire Meclis’in toplanacağı binanın önüne gelmişti. Meclis salonunda herkes yerini aldıktan sonra hocalar, dua ayetlerini hep bir ağızdan okumuşlar. Ülkenin dört bir yanında indirilen hatimlerin duaları da burada yapılmıştı. Hacı Bayram Velî Türbesi’nden alınan sancak da kürsüye dikilmişti. Rahle üstünde getirilen Kur’ân-ı Kerîm ve  Lihye-i Saadet’te kürsüdeki yerini almıştı. Mihmandar anlattıkça Arif Bey’i böyle bir merasime iştirak edememenin mahzunluğu kapladı. Ayağının tozuyla meclis binasına yöneldi. Ön yüzündeki geniş saçakları ve iki balkonu binaya belli bir görkem ve şıklık veriyordu. İlk Meclis binası, bir bodrum katı…

Dağkonak (Dağal)
Karaman Ansiklopedisi / 3 Nisan 2016

Karaman merkeze bağlı köy. Karaman’ın güneybatısında yer alan köyün, Karaman’a uzaklığı 30 km’dir. Köyün bulunduğu yerin rakımı (deniz seviyesinden yüksekliği) 1.409 m’dir. Köyün yüzölçümü 22.006.414,777 metrekaredir. 37° 1′ 39,7812” kuzey ve 32° 57′ 6,3786” doğu koordinatlarında yer alan köy, Göcer, Çatak, Akçaalan ve Yukarıkızılca köyleriyle komşudur. Dağkonak’ın merkezine 8 km mesafeden daha yakın 4 köy bulunmaktadır.  Çatak 2,2 km,  Göcer 4,51 km,  Çukurbağ 5,62 km ve Narlıdere 7,11 km’dir. Köyün eski adı “Dağal”dır. Karye-i Dağal, senede bir def’a olmak üzere H. 1245/ M. 1830 yılı için hâkim efendilere 8 kurûş ve mutâd kâtiplere 4 kurûş olmak üzere toplam 12 kurûş aidat veriyordu (KŞS., nr. 296, s. 14.1). H. 5 Rebiulahir 1188/ M. 15 Haziran 1774 tarihinde Mansurdede mahallesi sakinlerinden iken vefât eden Keleş-oğlu İbrâhim’ in veraseti zevcesi Şerîfe bint-i Seyyid Alî ile validesi Raziye ve hemşiresi (kız kardeşi) mecnûne Âişe’ye intikal etmiştir. Müteveffanın muhallefât defterinde; Dağallı Hâcı Mustafâ’ya deyn-i müsbet 100 kurûş borç kaydı bulunmaktadır (KŞS., nr. 290, s.14/2). H. 15 Rebiulahir 1188/ M. 25 Haziran 1774 tarihinde Devlet merkezinden çeşitli sebeplerle gelen görevlilere ve ayrıca kazânın bazı hizmetleri için Karaman’dan yapılan masraflara mukabil karye halkından tahsil edilmek üzere; Karye-i Dağal’ın hissesine 80 kurûş vergi düşmüştür (KŞS., nr. 290, s. 28). H. 5…