Karaman maarifinin bekâ ve gelişmesine büyük katkılar sağlayan bir cemiyet. Ellerini taşın altına koyan Karaman sevdalıları......

Halkın yardımı ile vücuda getirilen bir feyiz ocağı. Muhit gençliğinin tahsile devam hususundaki ateşli arzusunu karşılamakla kalmamış, talebeler arasında sosyal, kültürel ve ekonomik teşekküller vücuda getirilmiştir. Öncü ve önde olarak bir döneme damgasını vurmuştur. İşte Ayazların iki katlı evinde başlayıp, eski hükûmet konağında devam eden bir mektebin çeyrek asra yaklaşan ahval-i pür melâli....

1923 yılında Karaman’a atandı. Karaman, Delibaş Mehmet Ayaklanması’nın yaralarını henüz sarmıştı. Karaman’ın müzmin su derdini halledip, Lâle suyunu kazâ merkezine getirmesi üzerine o yıl doğan çocuklarına “Bekir Sâmî” adını vermişlerdir. ...

Karaman’ın mâzisinden tevârüs eden bir derdi vardır: Karaman İdâdisi Riyaziye Muallimi Sapancalı H. Hüseyin Bey, bunu “Kasabada içilmeğe fennen aklen lâyık su yoktur." şeklinde ifade eder. Bu vaziyeti Konya Sıhhiye Müdürü Doktor Nazmi Bey de teyid etmektedir....

Karaman'dan Bağdat'a çileli bir ömrün kısa bir hikâyesi. Gürbüz bir bebekti. Tapucak Mahallesi’ndeki Surp Asvadzadzin Ermenî Kilisesi’nde “Giragos” olarak vaftiz edildi ama Karaman sokaklarında herkes onu “Tosun” olarak çağırıyordu....

Kırkaltılı yılların başları. Karaman’da günün dedikodusu olan bir mesele, ulusal bir gazetenin beşinci sayfasına taşınır. İşte 46’da Karaman’ın ahval-i pür-melâli....

930 yılların ortalarında Karaman. İşte bir Karamanlı, hayvan gücüyle çalışan mekanizasyona katkı sağlamış ve öncülük etmiştir. Bu gayretleri onu mûcit olarak ülke gündemine taşımıştır....

Karaman 61’in Haziranına bir başka heyecanla girer. Bu heyecan kozasını delmek isteyen bir kelebeğinkinden daha az değildir. Aylar öncesinde Karaman sevdalısı 33 yürek, dernek çatısı altında bir araya gelir. İstişare üzerine istişareler… ...

964 Temmuzunun son günleri. Günün hararetini gecenin karanlığı da setredemez. Zengen Köyü ile Karaman Belediyesi arasındaki mer’a ihtilafı istenmeyen olayların vuku bulmasıyla neticelenir....

Bir tarafta Mevlânâ hayranı Seniha Bedri Göknil Hanımefendi’nin Mâder Sultân Türbesi’ne niyâz armağı olan Hattat Halim Özyazıcı'ya ait bir şaheser. Diğer tarafta Hattat Mahmut Şahin Beyefendi’nin nefis şikeste ta’lîk yazısı. İşte farklı zamanda levhaların başına gelenler...

Karaman’da bir feyiz ocağı: “Orta Mektep”

Halkın yardımı ile vücuda getirilen bir feyiz ocağı. Muhit gençliğinin tahsile devam hususundaki ateşli arzusunu karşılamakla kalmamış, talebeler arasında sosyal, kültürel ve ekonomik teşekküller vücuda getirilmiştir. Öncü ve önde olarak bir döneme damgasını vurmuştur. İşte Ayazların iki katlı evinde başlayıp, eski hükûmet konağında devam eden bir mektebin çeyrek asra yaklaşan ahval-i pür melâli....

BARAN, Baran (Bekir Sâmî)

1923 yılında Karaman’a atandı. Karaman, Delibaş Mehmet Ayaklanması’nın yaralarını henüz sarmıştı. Karaman’ın müzmin su derdini halledip, Lâle suyunu kazâ merkezine getirmesi üzerine o yıl doğan çocuklarına “Bekir Sâmî” adını vermişlerdir. ...

Karamanlı Mûcit

930 yılların ortalarında Karaman. İşte bir Karamanlı, hayvan gücüyle çalışan mekanizasyona katkı sağlamış ve öncülük etmiştir. Bu gayretleri onu mûcit olarak ülke gündemine taşımıştır....

Farklı Zaman, Aynı Akibet

Bir tarafta Mevlânâ hayranı Seniha Bedri Göknil Hanımefendi’nin Mâder Sultân Türbesi’ne niyâz armağı olan Hattat Halim Özyazıcı'ya ait bir şaheser. Diğer tarafta Hattat Mahmut Şahin Beyefendi’nin nefis şikeste ta’lîk yazısı. İşte farklı zamanda levhaların başına gelenler...